Kamu projeleri e-öğrenmeye ivme kazandırıyor
25.04.05
BT HABER
E-öğrenme pazarının büyük ölçüde kamuda gerçekleştirilmesi bekleniyor. Kamu kuruluşlarının eğitim bütçelerinde e-öğrenmeye artan oranlarda pay ayırmalarına karşın özel sektörde aynı ivmenin yakalanmadığını bildiriliyor. Meteksan Bilişim Grubu E-Öğrenme İş Geliştirme Sorumlusu Ayhan Şehrin, 2004 yılı içerisinde çoğu kamu kuruluşunun e-öğrenmeyi gündemine aldığını belirterek, “Dil eğitimi ve bilgisayar okur yazarlığı ile birlikte benzetim (simülasyon) tabanlı uygulama eğitimlerinin e-öğrenme yöntemiyle verilmesini amaçlayan projelerde birçok kurum henüz gereksinim analizi ve planlama aşamasında. Bu nedenle, e-öğrenme için ayrılacak bütçe payları henüz tam olarak kesinleşmedi. E-öğrenmede 5 ile 15 milyon dolar arasında değişen bir fırsat pazarından bahsetmek mümkün. Bu pazarın büyük ölçüde kamuda gerçekleştirilmesi beklenen projelerden oluşacağı da söylenebilir” dedi.
Son yıllarda, özellikle kamu kesiminde Avrupa Birliğine’ ne katılım sürecinin de hızlandırdığı ulusal uygulama politikaları çerçevesinde yoğun bir e-dönüşüm sürecinin yaşandığını dile getiren Şehrin, e-öğrenmenin değişim süreçlerinin en önemli ayaklarından biri olarak, tüm dönüşüm projelerinde gündeme geldiğini ve bu süreçlerin başarısını doğrudan etkilediğini kaydetti.
Diğer yandan, e-öğrenmede kamu kesiminin kurumsal eğitim politikalarının uygulanması açısından tüm imkansızlıklara ve bütçe kısıtlarına karşın, çalışan sayısının da fazla olması nedeni ile özel sektöre göre daha fazla örgütsel deneyime sahip olduğunu ifade etti.
Kamu kurumlarının e-öğrenme yönteminin eğitim programlarında daha fazla kullanılmasına yönelik çalışmalarına ağırlık verdiğini belirten Şehrin, bunun nedenini “E-öğrenme yönteminin kullanılabilir hale gelmesinin, kalabalık bir çalışan kitlesine sahip olan ve merkez teşkilatının yanı sıra il ve ilçe teşkilatlarının da eğitim gereksinimlerine cevap vermek durumunda olan kamu kurumlarına gerek eğitim bütçeleri, gerekse yapılanma açısından önemli avantajlar sağlanması” şeklinde açıkladı.
Altyapıdaki engeller maliyeti artırıyor
Erişim altyapısındaki kısıtların e-öğrenme ve video konferansta proje maliyetlerini artırdığını ve uygulamaların kapsamını sınırladığını dile getiren Şehrin, şöyle devam etti:
“Altyapıdaki sorunlar her ne kadar e-öğrenme alanındaki bazı Ar-Ge çalışmalarını dolaylı olarak destekliyor olsa da, genel olarak kurumların zengin içerikler, uygulamalar geliştirmelerini ve kullanmalarını önemli ölçüde kısıtlıyor.
Ancak son zamanlarda özellikle Türk Telekom’ un, gerek Ulusal Program gerekse e-dönüşüm sürecinde üstlenmiş olduğu görevler çerçevesinde, gerçekleştirdiği altyapı geliştirme çabalarını birey ve kurumların erişim konusundaki kısıtlamalarını hafifletiyor. Bu amaçla kurulan veya kurulması planlanan Internet veri merkezleri (Internet Data Center) özellikle kamu kesiminin erişim alt yapısı gereksinimini, kaynak israfını da engelleyecek şekilde karşılamasına olanak tanıyor. Özellikle Avrupa Birliği’ne yeni katılan ve katılacak olan ülkelerle bir karşılaştırma yapıldığında Türkiye’nin erişim alt yapısı konusunda birçok ülkeye göre daha avantajlı durumda olduğu görülüyor.”
Şehrin, video konferans sistemlerinin son zamanlarda eğitim aracı olarak da kullanılmaya başladığını ifade ederek, eşzamanlı (senkron) e-öğrenme araçlarının gelişmesi ve daha yaygın olarak kullanılmaya başlanmasıyla bu iki yöntemin gelecekte mobil teknolojiler alanında PDA’lar ile cep telefonlarının işlevlerinde gözlenen yakınsamaya benzer bir şekilde, iletişim ve öğrenme yönetimi işlevlerini barındıran ve çeşitli eş zamanlı etkileşim gereksinimlerini karşılamaya yönelik bütünleşik bir iletişim çözümüne dönüşebileceği öngörüsünde bulundu.
E-öğrenme ve video konferans uygulamalarının kurumlara sağladığı temel katma değerin değişik coğrafyalardaki insanları çok daha kısa sürelerde bir araya getirme imkanı yaratması olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:
“Erişim maliyetlerinden dolayı başlangıçta çok yaygın olmayan uygulamalara birçok kurum artık bütçe ayırabiliyor. E-öğrenme ve video konferans uygulamaları, tüm kurumlarda zaman, yatırım ve işletme maliyetleri açısından önemli bir katma değer sunuyor.
Özellikle kalabalık ve dağınık yapıdaki kurumlar açısından e-öğrenme yöntemlerinin kullanımı önemli maliyet avantajları sağlıyor. Ancak e-öğrenmenin gündeme getirdiği en önemli değişiklik öğrenme sürecinin öğrenen odaklı bir hale dönüşmesidir. İçerik üretim yöntemleri ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi ve yaygınlaşması ile birlikte e-öğrenme yakın gelecekte tüm alanlar ve sektörlerde çok daha yaygın biçimde kullanılacak. Örgün eğitimin yanı sıra, meslek içi, mesleki ve yaşam boyu eğitim konularında da uygulamalar yakın gelecekte yaygınlık kazanacak.”
2005 Basında Biz