Bakım hizmetlerinde dışkaynak kullanımı artıyor

21.03.05
BT HABER


Enflasyon oranlarındaki seyire paralel olarak, finans sektörü de hızla operasyonel maliyetlerini gözden geçiriyor. ATM cihazlarının yenilenmesi, merkezi sistemlerde teknolojik gelişmelerin de yardımıyla daha düşük maliyetli açık sistemlere yönelinmesi, eskiyen dolayısıyla servis maliyeti artan tüm çevre birimlerinin yenilenmesi, teknoloji yatırım eğilimlerini gösteriyor. Bunun dışında yeni alternatif dağıtım kanalları arayışı da sürüyor, uzmanlar burada güvenlik unsuruna çok dikkat edilmesi gerektiğini de ifade ediyorlar. Meteksan Sistem Finans Sektörü Satış Direktörü Metin Tütüncü, "Bu yatırım harcamalarının dışında, yine operasyonel maliyetlerin zorlaması olarak, başta bakım onarım hizmetleri olmak üzere birçok hizmette dış kaynak kullanımının giderek artıyor olmasına tanıklık ediyoruz. Bunlara ortak POS kullanımı gibi yeni çabalar da eklenmekte. Biz de finans sektörüne yönelik hizmetlere ağırlık veriyor, bu doğrultuda birçok bankaya kapsamlı bakım hizmeti sağlıyoruz. İçinde bulunduğumuz yıl, hemen tüm finans kuruluşlarında iç kaynaklarla yerine getirilmekte olan çağrı merkezi, bakım destek hizmetleri, kart operasyonları, ağ yönetim hizmetleri gibi birçok hizmetin dış kaynaklara devredilmesini öngörüyoruz" dedi.

Finans kuruluşları gitgide daha çok çekirdek işlerine yoğunlaşacaklar, daha esnek ve yetkin bünyelere kavuşacaklar ki bu da yine mali avantajlar anlamına geliyor. Güncel faiz oranlarına bakıldığında ve gidişatın da böyle devam edeceği varsayıldığında, faiz gelirleri makasının daha da kısılacağını belirten Metin Tütüncü, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu durumda finans kuruluşları karlılıklarını ve gelirlerini koruyabilmek için bir taraftan operasyonel giderlerini kısarken bir taraftan da hizmet gelirlerini arttırmak gereksinimi duyacaklardır. Burada da kural, iyi tanıtım ve alternatif kanalların bolluğu, ürün çeşitliliği yanında kaliteli ve süratli hizmet sağlamaktır. Böylece mevcut müşterilerinizi koruyabilir, verdiğiniz hizmetlerde, çok iyiyseniz sayılarını arttırabilirsiniz."

Diğer bir yandan da, Basel II düzenlemeleri finansal hizmetler sektörünü ve reel sektörü değişime zorluyor. Sermayenin uluslararası hareketlerinin artması ile birlikte bu hareketlerin kurallarının belirlenmesi yönünde arayışların da başladığını kaydeden Metin Tütüncü, şunları söyledi:

"Son yıllardaki krizler, terör gibi olaylar bu çalışmaları hızlandırdı. Nihayet 2004 yılında G10 ülkeleri ortak metinde uzlaştılar ve bu sefer 2007 sonu itibarıyla yeni düzenlemeler hayata geçecek gibi görünüyor. Temel olarak ulusal gerçekler kanun ve kurallara karşı olmadan, finans kuruluşlarının risk ölçümlerinin, asgari sermaye gereği, sermaye yeterliliğinin denetimi ve piyasa disiplini gibi üç ana unsurda, uluslararası kabul edilebilir asgari metodlar ve standardlarda olması hedefleniyor. BT tarafında ise tüm ölçüm ve denetimlerde yeni düzenlemeler nedeniyle uygulama yazılımlarının yenilenmesi, mevcut verilere ilaveten yeni verilerin saklanması anlamına geliyor. Çok düzgün ve standartlara uygun veri toplanması gerekiyor ki bunların analizleri kabul görsün. Basel II'nin temel amaçlarından biri Türkiye' deki bir kuruluşun risk ölçümlemesi nasıl yapılıyorsa ve ne not alıyorsa, Basel II uzlaşısını kabul etmiş diğer bir ülkede de o kuruluşun ölçümlemesi ve notu aynı anlamı ifade edebilsin, bu da standartlaşma ile mümkün. Aktif pasiften tutun piyasa riski, kredi riski, operasyonel riskler gibi tüm ana risk ölçümlemelerinde ve bunların alt detaylarında standartlar öneriliyor. Basel II'ye tümüyle uyumun sağlanması zor görünmekle birlikte standart özelliklere ister istemez uyum çabaları gerekecek. Türkiye' de bu yönde ciddi anlamda çalışmaların iyimser ihtimalle 2006 yılından itibaren başlayacağını öngörüyoruz."

2005 Basında Biz