Defter değil teknoloji şirketi

01.06.07
PLATIN GELECEX

Türkiye’de bilişimle uğraşan şirketlerin sadece yurt dışından aldığı programları kurduğu ve üstüne hiç bir katma değer eklemeden kurumların kullanımına sunduğu düşünülür. Ancak Türkiye’de Meteksan gibi katma değerli, yurt dışına satış gerçekleştirip döviz akışına katkıda bulunan şirketler de var. Meteksan’i sizler için derinlemesine inceledik.

Bir nesil Meteksan ismini, yüksek kaliteli kareli defter olarak hatırlıyor. Türkiye’ye iplik dikişli Amerikan sırtlı defterleri getiren bu şirket, sanılanın aksine kağıt değil, bilişimde Türkiye’yi yarınlara taşımak için elinden geleni yapıyor. Öyle ki, bu grup şirketleri arasında Türkiye’nin oncu entegrator bilişim firmalarından biri var. Türkiye’nin besinci bilişim firması da ayni grup bünyesinde faaliyet gösteriyor. Kamu ve sağlık bilişim pazarının lideri de yine Meteksan çatısı altında hizmet veriyor. Meteksan, Türkiye’de kurulan 155’inci özel sektör şirketi. Bir diğer açıdan baktığımızda, Türkiye’nin en hızlı büyüyen Internet servis sağlayıcısı. Türkiye’nin Internet alanında en büyük üç kapasitesinden birini bünyesinde barındırıyor. Multimedya, Internet, mobil ve interaktif digital TV teknolojilerinde dünya kalitesinde uygulamaları hayata geçiriyor. Sağlık bilişimi alanında Türkiye’nin lider firması, Sağlık bilgi yönetim sistemi uygulamaları, sağlık sektöründe ilk yazılım ihracatını gerçekleştirmiş. Bu liste şirketin derinlerine indikçe uzuyor, insan neredeyse içinde kayboluyor.

Meteksan Bilişim Grubu yönetim Kurulu Başkanı Alper Kostem, şirketin tarihi gelişimini anlatırken adeta Türk bilişim tarihinden ve çekilen zorluklardan bahsediyor. 1970’li yıllarda başlamış macera, o zamanlardaki PTT posta çeklerini düzenleme, ASKI faturalarını yazma gibi yollardan geçmiş, 90’li yıllara gelindiğinde şirket bünyesinde finansal krizlerden dolayı küçülme yaşanmış. Kostem o donemi şöyle anlatıyor: “Holding o donemde sektörde var olma isteğinden vazgeçmek üzereydi. Çok borç vardı. Bana şirketleri yavaş yavaş kapatma misyonunu vermişlerdi. “Ancak Alper Kostem alınan bazı doğru kararlarla şirketleri birleştirdi. Öz sermayesine dondu. Bilkent’e taşındı. 2 milyon dolarlık ciro, 40 milyon dolara çıkarıldı. Bir çok alanda Türkiye ve cevre ülkelerde aranan isim haline gelindi. Kostem, normalde bilişim firmalarının kendi ana vatanlarında palazlandıktan sonra gelişerek, yurt dışına açılmalarının normal karşılandığını, Türkiye’deki firmaların yurtdışıyla çalışarak geliştiğini ve bu sayede ülke içine is yapmaya başlayabildiklerini belirtiyor.

Mobil teknolojilerin yıldızı
Meteksan ile en önemli hareket imkanı sağlayan bölümlerden biri de Mobilsoft. Bu şirket Meteksan içinde eğitim sistemleri geliştirmek için hayata geçirildi. Ancak Turkcell’in ilgisi bu noktaya odaklanınca birlikte hareket edildi ve mobil digital platform uygulamaları geliştirildi. Daha da ileri gidilerek, mobil teknolojiler ihraç edilmeye başlandı. Bunun için Hollanda’da bir şirket ve ofis kuruldu.

Mobil teknolojilerin uzantısı Digiturk platformuna da yansıdı. Televizyondan e-posta gönderme uygulamasından cep telefonlarına kontör yükleme mekanizmasına kadar farklı yazılımlar hayata geçirildi. Bunun yanında Savunma Bakanlığı’nın istediği standart belgesine sahip olmanın getirdiği avantajla, bu kuruma da füze Simulator gibi askeri uygulamalar geliştirdi.
Sistem bir kez kurulunca Excel gibi bir program içinde hava durumu bilgilerini alıp, bunu üç boyutlu harita haline getiren bir programcığı TRT’ye yapmak hiç de zor olmadı. Ama Mobilsoft’un en kuvvetli olduğu taraf bu da değil: şirketin eğitimci kadrosu, sürekli olarak değişik konularda bilgiler hazırlıyor ve bu bilgiler elektronik ortamın ihtiyacı olan sekle getiriliyor.Bizzat bu ekip animasyonları gerçekleştiriyor, bilgileri digital ortama aktarıyor.
Teknolojinin kendi parkı var

Holdingin bilişim hayatına kattığı yenilikler sadece urun ve hizmet kapsamında da gerçekleşmiyor. 2000 yılının başından beri bünyede süregelen serbest bölge kurma fikri, vakıf tarafından kabul edildi. Gruptan hiç para istenmeden, tamamen dünya bankası destekli yedi yıllık bir kredi alindi. Bu krediyle yüzde 50 Bilkent, yüzde 50 Tepe Holding ortaklığında Cyberpark adli şirket kuruldu. Toplam 50 bin metrekarelik alanda şirketler vergiden muaf bir şekilde teknoloji geliştirmeye başladı.

Doluluk oranı yüzde 100’lerde olan Cyberpark içinde çalışmaların gerçekten yürütülmediğinin kontrolü de yine kurulan şirket tarafından yapılıyor. Cyberpark Genel Müdürü Mustafa Atilla, çok yakında bu şirketlerin yurtdışından sermaye bulabilmesi için de gerekenlerin tamamlanacağını ve böylece bünyelerindeki şirketlerin her açıdan çok büyük bir hareket imkanına kavuşacağını belirtiyor.

Sağlıklı bilişim hareketi
Türkiye’de bilişim alanında bilgi ihracatı yapan şirketlerin başında Tepe Teknoloji geliyor. şirketin genel müdürü Salih Güreş, Tepe Teknoloji’nin dışarıdan sermaye alarak büyüyen değil, kendi öz kaynaklarıyla gelişen bir şirket olduğunu belirtiyor: “Şımarık çocuklar gibi sürekli para istemiyor, paranın nasıl doğru kullanılacağını biliyoruz. Temel alanımız sağlık sektörü.” Türkiye’nin su andaki sağlık harcamaları 12 milyar dolar civarında. Bu rakamın 25 milyar dolara kadar büyüyeceğinden bahsediyor. Sektörün bilişim ihtiyacı için su anda en temel engel belli standartların olmaması. Büyükşehirlere yapılan kaldırımlar gibi bir yapılıyor, bir sokuluyor tüm uygulamalar. Türkiye’de 1 milyona yakın tıbbi malzeme var ve bunları yaklaşık 15 bin şirket satıyor. Bunların devlet tarafında takibinin yapılması, Türkiye’nin en önemli gider kalemlerinden birinin yola sokulması anlamına gelecek. Tepe Teknoloji tarafından SSK için yapılmış bir uygulama su anda bir anlamda para basıyor: Reçeteler Internet ortamında kontrol ediliyor ve eczaneler neyi yazıp neyi yazamayacaklarını bu ortamdan görebiliyorlar. Sistem yazılan reçete başına yüzde birlik gelir paylaşımı üzerine kurulu. Bu sayede erkeklerin doğum kontrol hapı alması gibi gereksiz ilaç alımlarının önüne gecilmis durumda. Eğer gereksiz reçete yazılmışsa, program bunu tespit ederek ilacı reddediyor. Bundan en çok eczaneler memnun. Aylık 20 trilyon liralık ilacın reddedilmesi, devletin cebine giren paraların büyüklüğü konusunda da bir fikir verebilir. Su anda benzer bir sistem yine Tepe Teknoloji tarafından Romanya’ya kuruldu. Bu sistemin sunucularının barındırılması da Romanya’da değil, Ankara’da yapılıyor. Bu bilgi ve hizmet ihracatı da gurur duyulacak cinsten bir yapı içeriyor.

2004 Basında Biz