Tekno Hacettepe'de
13.10.03
IT Business Weekly
İris taramalı güvenlik, dijital film çekimi, elektronik hasta takibi...Hepsi Türkiye’de, hem de bir devlet hastanesinde!..
Sağlıkta bilişim olurmuş!
Geçtiğimiz hafta EMC’nin davetlisi olarak Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’ne giderken, açıkçası bu önyargıları aklımızda taşıyorduk. Oraya gidince gördüğümüz manzara ise tamamen tersi oldu. Gerçekten Türkiye’de de sağlık sektöründe örnek bilişim projeleri varmış, bunu yerinde gördük. Hacettepe Üniversitesi Hastanesi bünyesinde iris taramalı güvenlikten, gelişmiş hasta takip sistemine, kiosklardan, filmsiz hastane otomasyonuna kadar bir modern hastanede bulunması gereken herşey bulunuyor. Hastane özellikle son dönemde Meteksan ve EMC ile gerçekleştirdiği yeni veri depolama sistemi ile büyük yol almayı planlıyor. Hastane birkaç hafta içinde bütün çekilen filmleri dijital ortamda EMC Centera sistemi üzerinde saklayacak. Doktorlar birkaç saniye içinde hastalarının daha önce çekilmiş filmlerine ulaşabilecekler.
Bünyesinde 1000 yatak kapasitesi bulunduran ve Türkiye’nin en büyük hastanelerinden biri olan Hacettepe, modern bilişim sistemlerine 1997 yılında geçmiş. Bu tarihten önce sadece faturalama ve ön büro hizmetlerinde bilişim teknolojilerinden yararlanılıyormuş. 1997 yılında Meteksan ve Tepe Teknoloji ile anlaşan hastane, tüm bilgi işlem yapısını bu iki kardeş firmaya emanet etmiş. Hacettepe için bir hastane otomasyon sistemi kurmak için harekete geçen Tepe Teknoloji, 2000 yılında tam entegre bir yapıyı devreye almış. Bu yeni yapıda stoklardan muhasebeye, hasta takibinden çağrı merkezine, tüm yapı tek bir noktada toplanmış. Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri genel Direktör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Özmen, yeni yapıya geçmeleriyle birlikte herşeyi kontrol etmeye başladıklarını ve bu sayede 2000-2003 yılları arasında cirolarında 2 ila 5 kat arasında artış yakaladıklarını belirtiyor. Bir devlet hastanesi olmaları nedeniyle rekabet edemeyen bir kurum olduklarını anlatan Özmen, bu ciro artışının sadece bilgi sistemlerinin sunduğu kontrol mekanizmaları ile sağlandığını söylüyor.
Denetim geldi böyle oldu
Gerçekten de Hacettepe ölçeğindeki bir hastanede kontrolü sağlamak oldukça zor. Hastanenin senede 550 bin hastaya hizmet verdiği ve günde 200 bin işlem yapıldığı göz önüne alındığı zaman, kaçakların ancak sağlam bir bilgi sistemi ile engellenebileceği daha iyi anlaşılıyor. Hacettepe’de yeni yönetimle gelen kontrol yapısı sadece muhasebe ile sınırlı kalmamış. Hastane bünyesinde kontrolü en zor birim olan temizlik işçileri de bilgi sistemleri teknolojileri sayesinde zapt-ı rapt altına alınmış. Dış şirketlere havale edilen temizlik işinde, işçilerin çalışıp çalışmadığı takip edilemiyormuş. Hangi işçi ne kadar çalıştı, kaç işçi işbaşı yaptı gibi sorulara da cevap verilemiyormuş. Bundan dolayı ilk başta kartlı sisteme geçilmesi düşünülmüş ama bu sisteminde bertaraf edilebileceği ortaya çıkmış.
Sonunda Prof. Dr. Mustafa Özmen’in aklına dahice bir fikir gelmiş: Temizlik işçilerini gözünden takip etmek! Hastanenin dört bir yanında iris tanıma cihazları kurulmuş ve işçilere belli saat aralıklarıyla gözlerini iris cihazlarına okutmaları zorunluluğu getirilmiş. Kurdukları bu sistem sayesinde senede milyarlarca tasarruf sağladıklarını belirten Özmen, temizlik şirketinden doğabilecek tüm kaçakların önüne geçtiklerini belirtiyor.
Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nin en başarılı projelerinden birisi de PACS (Picture Archival Communications System) sistemi. İki senedir bu sistemi kullanan hastane, bünyesinde çekilen tüm filmleri (MR, röntgen vs.) elektronik ortamda saklıyor. Bu sayede hem tanılar daha rahat konulabiliyor hem de hastaların takibi çok daha kolay yapılabiliyor. Hacettepe’de bulunan Onkoloji Hastanesi bünyesinde ise tamamen filmsiz yapıya geçilmiş durumda. Diğer bölümlerde ise elektronik saklamanın yanında normal filmler alınmaya devam ediyor. Bunun nedeni ise hastaların başka hastanelere gitmeleri. Başka hastanelerin çoğunda bu sistem olmadığı için hala geleneksel filmler alınıyor. Sadece kendi bünyesindeki hastalara hizmet veren Onkoloji Hastanesi’nde ise filmlere çoktan elveda denilmiş.
Hacettepedeki PACS sistemi Tepe Teknoloji tarafından geliştirilmiş ve hastane otomasyon sistemi ile tamamen entegre bir şekilde çalışıyor. Tepe Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Bülent Kunaç, ürünü tamamen Microsoft araçları kullanarak geliştirdikleri ve toplam geliştirme sürecinin 2 seneyi bulduğunu belirtiyor. Programın aşamalarını dörde ayıran Kunaç, bu aşamaları şöyle sıralıyor:
1) Tıbbi cihazlarla iletişim
2) Bilginin saklanması
3) İş akış yönetimi
4) Bilginin görüntülenmesi.
Özellikle bilginin saklanması kısmının çok önemli olduğuna değinen Kunaç, hastanenin artan ihtiyaçları karşısında teyp ve robotik kollu sistemlerin yeterli kalmadığını ve yeni bir sistem arayışına girdiklerini belirtiyor.
Centera çözümü
Tepe Teknoloji bu arayış sonunda EMC’nin Centera çözümünde karar kılmış. Yüksek kapasiteli ve ekonomik bir depolama çözümü olan Centera, geleneksel arşivleme sistemlerinden farklı bir yapıya sahip. Centera’nın bünyesinde standart hard diskler bulunuyor ama bu disklere sadece bir kez yazılabiliyor. Eğer veri değişirse başka bir dosya olarak kaydediliyor ve indeksleniyor. Bütün bu işlemler ise kullanıcının haberi olmadan gerçekleşiyor. Sistem bir kere yaz çok kere oku mantığı ile çalıştığı için benzer sistemlerden çok daha ekonomik. Kullanıcı isterse verileri silipi, kapasiteyi yeniden kullanabiliyor. Hacettepe için şu an 10 terabyte’lık bir sistem hazırlanma aşamasında. Hacettepe birkaç hafta içinde Centera’ya geçmeyi planlıyor. 5 terabyte saklama alanı ve 5 terabyte mirror şeklinde çalışacak olan sistem Hacettepe’de işleri çok kolaylaştıracak. Eskiden dakikalar alan bir görsele ulaşma şimdi sadece saniyeler alacak. Bu sayede doktorlar daha rahat tanı koyabilecekler.
Hacettepe’deki bilgi işlem yatırımlarının boyutunu görünce insanın aklına hemen şu soru geliyor: Bu kadar yatırım bir devlet hastanesinde nasıl yapılabildi? Bu sorunun cevabını Prof. Dr. Mustafa Özmen veriyor: “Biz bütün bilgi işlem yatırımlarımızı döner sermayeden sağladık.” Diğer devlet hastanelerinde pek görmeye alışmadığımız bu verimli döner sermaye kullanımı Hacettepe’ye büyük katma değer sağlamış. Sadece iris tanıma sisteminin hastaneye kazandırdığı para 2.5 milyon dolar. Hasta takip sistemi, PACS gibi yapılar ise parayla ölçülemeyecek, güvenirlik, hız, hizmet ve teşhis kolaylığı artılar sağlamış hastaneye. Yüzünü bilişime ve teknolojiye çevirmiş olan Hacettepe, hastalarına daha iyi hizmet verebilmek için önümüzdeki dönem projelerine hız kesmeden devam etmeyi planlıyor.
Basında Biz 2003