Haber Arşivi 2002 Eylül

MİLLİYET GAZETESİ
6 EYLÜL 2002-09-11, SAYFA 6

OKULU KIRDINMI BABAN ENSENDE

Turkcell’in başlattığı yeni servisle, okul yönetimleri ‘dersi asan’ veya ‘kaynatan’ öğrenciyi anında mesajla veliye bildirecek.

Ericsson Crea World’de sistem entegratörü METEKSAN tarafından geliştirilen ‘Nemesis Okul Yönetim ve İletişim Sistemi’ sayesinde okul-veli-öğretmen-öğrenci iletişimi Turkcell üzerinden kısa mesajla sağlanacak.

hangi dersi kırdıkları, devamsızlıkları, ödevleri, okul notları ve toplantılar velilere cep telefonu üzerinden iletilebilecek.

Bu uygulama şu şekilde çalışıyor: Okulda kurulan bir yazılım sistemi üzerine öğrenci velilerinin cep telefon numaraları sistemin veri tabanına kaydediliyor. Buradan herhangi bir veliye ya da tüm velilere gönderilecek mesajlar, Turkcell üzerinden tek bir tuşla ulaştırılıyor.

Tek tek her öğrenci velisine mesaj gönderilebildiği gibi tüm okulu ve öğrencileri ilgilendiren konularda velilerin tümüne aynı anda mesaj geçilebiliyor. Ayrıca kötü hava koşulları yada olağanüstü hallerde okulun açık olup olmayacağı da kısa mesajla cep’den velilere bildiriliyor.

UYGULAMA BAŞLADI

Öğrenciler hakkındaki tüm bilgileri kısa mesajla velilere ulaştıran bu sistem Turkcell tarafından tüm eğitim kurumlarına yönelik olarak hazırlanmış. Bu projenin pilot uygulaması geçtiğimiz eğitim ve öğretim döneminde İstanbul’daki Marmara Eğitim Kurumları’nda yapılmış

Sistemdeki ücretlendirme Turkcell’in özel olarak hazırladığı tarifelere göre belirleniyor. Veliler kısa mesajla tüm öğrenci bilgilerine ulaşabilecekleri gibi, internette web sitesinden ya da yine cep telefonundan wap üzerinden tüm bilgilere anında ulaşabiliyor.
 

SABAH GAZETESİ
8 EYLÜL 2002, SAYFA A9

METEKSAN – INTRACOM NİŞANI BOZULDU

Sistem entegrasyonu alanında Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden Meteksan Sistem ile Intracom arasındaki planlanan evlilik gerçekleşmedi.

Türkiye’de Gantek Teknoloji’nin de ortağı olan Intracom, daha önce Meteksan Sistem ile ortaklık konusunda ön protokol imzalamıştı. İmzalanan ön anlaşma ile Intracom Türkiye’de Meteksan Sistem’in tecrübesiyle büyümeyi hedefliyordu.


HÜRRİYET GAZETESİ
8 EYLÜL 2002, SAYFA 10

PARMAK İZİNDE BİR AYLIK İŞ BİR SAATE İNDİRİLDİ

Bilişim teknolojisi parmak izi tespitinde devrim yaptı Geçmişte bir ayda yapılan parmak izi tespiti işleminin, bilgisayar ortamına transferi ile zamandan müthiş bir tasarruf sağlanıyor.

“CEBİT Euraisa Bilişim Fuarı’nda 1000 metrekarelik e-devlet pavyonunda sergilenen “Otomatik Parmak izi tespit sistemi” teknoloji kullanılarak suçluların nasıl kısa zamanda yakalanacağını gösteriyor.

Teknoloji, Türkiye’deki bütün parmak izlerinin sanal ortamda depolanmasına olanak tanıyor. Bu veri tabanı yeni parmak izleri ile her geçen gün genişliyor.

Günümüzde bir olay meydana geldiğinde olay yerinden alınan tükürük, kıl, parmak izi gibi örnekler elektronik ortama aktarılarak, Türkiye çapında bir araştırma yapabiliyor.

Saniyede 26 bin parmak izi karşılaştırması yapma özelliğine sahip bilgisayar sistemi birkaç dakika içinde parmak izi çalışmasının sonucunu ilgili birimlere iletebiliyor.

Yeni sistemle zanlıların tespit ve yakalanması çok kısa sürede gerçekleşebiliyor. Sistemin kan, DNA, kıl, gibi örnekleri analiz etme ve veri tabanına ekleme yeteneği bulunuyor.

 
IT BUSINESS
EYLÜL 2002, SAYFA  36

METEKSAN’DAN ‘EMSAL’ PROJE

Danıştay Başkanlığı Bilgi Bankası Karar Erişim Sistemi ile emsal yargı kararları araştırılabiliyor.

Danıştay Başkanlığı Bilgi Bankası Karar Erişim Sistemi Projesi (DBBKES), Danıştay başkanlığı’nda alınan emsal kararların metin dosyalardan sisteme aktarılması, Başkanlık içinde tasarlanmış olan bir sözlük sistemine bağlanması ve çeşitli kriterlerden sorgulanması işlevlerini yerine getiren sistemi oluşturan bir proje.

1868’de kurulan Danıştay, bu gün ilk derece idari yargı mercileri olan idare ve vergi mahkemelerinin üzerinde bir temyiz mercii olarak yargı görevi yapıyor. Meteksan tarafından hayata geçirilen proje, vatandaşı bir müşteri gibi gören anlayışla hizmeti 7 gün 24 saat vatandaşın yanı başına taşıyan, gereksiz form ve yazışmaları ortadan kaldıran, “e-devlet” anlayışına uygun altyapının kurulmasını, bilişim teknolojilerinin yardımıyla Danıştayın yargı sürecine hız ve güvenlik kazandırmayı, idari yargı çalışanlarının verimliliği ve etkinliği arttırmayı, sağlıklı karar almak için gereken bilgi kaynaklarına esnek erişim imkanı sağlamayı ve emsal kararlar bilgilerini internet ortamında kullanıcılara açmayı hedefliyor.

Şu anki sistem, sayısı 15 bin civarında olan emsal karar metinlerinin çeşitli kriterler (sözlük, daire, anahtar sözcükler vb.) girilerek sorgulanmasına,eski sistemde devam eden AOS/VS CEO karar yazım sisteminden karar aktarımına izin veriyor. Sistemde yaklaşık 50 civarında form ve rapor bulunuyor. Kurum içi ve internet kullanıcıları sisteme Java destekli bir web browser ile ulaşabiliyor. Danıştay’da herhangi bir kararın alınma sürecinde emsal kararların olup olmadığının araştırılması gerekiyor. Bu sistemin devreye girmesiyle emsal kararın bulunma süreci oldukça kısaldı. DBBKES, Danıştay’ın üzerindeki iş yükünün azalması, verimliliğin artması ve dolayısıyla Danıştay’a intikal eden davaların daha çabuk sonlanmasını sağladı. Emsal kararların internet üzerinden taranabiliyor olması, yargıçlar, kamu yöneticileri, üniversite mensupları, avukatlar ve genelde tüm vatandaşlar için önemli bir başvuru kaynağı oluşturdu ve hemen Türkiye’nin her yerinden erişim talebi gelmeye başladı. Bu durum hem şeffaflığı artırdı hem de e-devlete atılan önemli bir adım oldu.

DMO ‘DAN E-SATIŞ

Meteksan’ın bir diğer önemli projesi ise Devlet Malzeme Ofisi’nin Elektronik Satış Sitesi. 1990’lı yılların başından itibaren kataloglu satış sistemine geçen Devlet Malzeme Ofisi (DMO), elektronik satış sitesi projesiyle hizmetini www.dmo.gov.tr adresine taşıyarak internet ortamında sunuyor. Uygulama, Türkiye’deki ilk işten devlete (B2G) elektronik ticaret projesi olarak göze çarpıyor. Yaklaşık 300 farklı kategoride, 5 bini aşkın malzeme türü ile yurt genelinde 22 bölge müdürlüğünden kamuya merkezi satın lama hizmeti veren DMO, projeyle geleneksel olarak kağıt ortamında ve telefon ya da faks aracılığı ile gerçekleştirilebilen satış hizmetlerinin tümünü Meteksan Sistem tarafından elektronik ortama aktarıldı. Yeni sistem, sipariş ve sevkiyat sürecine hız kazandırmanın yanı sıra; faks telefon gibi iletişim maliyetleri düşürülerek insan kaynağının da daha verimli ve etkin kullanımını mümkün kıldı.

 
HÜRRİYET GAZETESİ
8 EYLÜL 2002, SAYFA 14

METEKSAN, YUNAN ORTAKDAN VAZGEÇTİ

Bilkent Holding’in kuruluşlarından Meteksan Sistem, geçen Temmuz ayında ortaklık için ön protokol imzaladığı Yunan İntracom ile ortaklık görüşmelerine son verdiğini açıkladı.

Türkiye Bilişim sektörünün önemli kuruluşlarından biri olan Meteksan Sistem’in CEO’su Alper Köstem, iki şirket arasında yapılan uzun süreli görüşmelerden sonra ortaklık için ön protokol imzaladıklarını belirterek, “Ancak çalışmalar ilerledikçe, iki şirketin ortaklık kurmaları halinde hedeflediğimiz sinerjiyi elde edemeyeceğini gördük. Bu nedenle de geçen hafta itibariyle  ortaklık görüşmelerimize son verdik” dedi.
 

TAKOZ DERGİSİ
TEMMUZ- EYLÜL 2002, SAYFA : 18

TUNÇ FINDIK BARIŞ İÇİN PAKİSTAN DAĞLARINDA

Daha önce Everest’e tırmanan ünlü dağcı Tunç Fındık, Meteksan Sistem sponsorluğunda Pakistan’ın dördüncü, dünyanın ise on ikinci yüksek dağı olan 8047 metrelik Broad Peak (yerel adıyla Falchen Kangri) Dağı’na tırmanış gerçekleşecek. Geçen yıl Temmuz ayında Ağrı Dağı’nda ilki gerçekleştirilen Barış Tırmanışlarının ikincisi için Pakistan ile Hindistan arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle Broad Peak Dağı seçildi. Broad Peak Dağı’na tırmanacak ekipte Tunç Fındık’a ünlü dağcı  Fernando Gonzales eşlik edecek.

Dünyanın ilgiyle izleyeceği Barış Tırmanışı iki etap olarak gerçekleştirilecek. İlk etapta Haziran ayı başında Pakistan’a gidecek Tunç Fındık, geçen yıl Temmuz ayında Ağrı Dağı’nda ilki yapılan uluslar arası Barış Tırmanışı’nın ikincisini gerçekleştirmek üzere, Kolombiya’lı tırmanış arkadaşıyla beraber, 8047 metre yüksekliğindeki Broad Peak zirvesine tırmanmayı deneyecek.

İki ay sürecek olan Barış Tırmanışı’nın amacı farklı milliyet, din, dil, ırklardan oluşan Everest tırmanıcılarının biraraya gelerek Dünya Barışını sembolize edecek şekilde, birliktelik ve kardeşlik içerisinde gelenekselleşmesi beklenen bir tırmanış gerçekleştirmek.

İkinci etap ise bir ay sürecek. Bu tırmanışta Tunç Fındık, Pakistan’ın pek az tırmanılan bir bölgesi olan Biafo Dağlık Bölgesinde, daha önce hiç kimsenin çıkmadığı bir diz dağa tırmanışlar gerçekleştirerek zirvelerden birine “Meteksan Sistem Zirvesi” adını vermeyi planlıyor. Zorlu kaya, kar ve buz tırmanışlarının gerçekleştirileceği bu tırmanışlar dünyanın en büyük dağcılık ve doğa sporlarıyla ilgili ve konusunda lider olan www.everestnews.com tarafından desteklenmektedir.


BARIŞ TIRMANIŞI HAKKINDA

Barış tırmanışı ilk kez 2001 yılının Temmuz ayında Ağrı Dağı’nda, ortak noktaları Everest Dağına tırmanmış olmak olan ikisi Türk, beşi yabancı toplam yedi dağcının katılımı ile gerçekleştirildi. Burada amaç, farklı ırklardan, dinlerden, dillerden ve milletlerden gelen tırmanıcıların uyum ve arkadaşlık içerisinde bir arada tırmanabildiklerini herkese göstermek ve aslında bunu tüm dünyada yapabilmenin o kadar da zor olmaması gerektiğini vurgulayabilmekti. Yüksek dağlarda, her ne kadar farklı din, milliyet ve görüşlerden de olsalar, dağcılar birbirleriyle son derece iyi “ip arkadaşları” olabilmektedirler. Bunun olabileceğinin en iyi kanıtı da böylesi bir ekibi bir araya toplamak ve hep beraber sembolik bir tırmanış yapmaktan geçmektedir.

www.everestnews.com adlı Internet sitesince ortya atılan ve desteklenen 2001 Barış Tırmanışında, Ağrı Dağı’nın pek gidilmeyen Kuzeydoğu yamacı ekip çalışması ve birliği içerisinde tırmanılmış. Türkiye’den Tunç Fındık ve Nasuh Mahruki, ABD’den David Keaton, Singapur’dan Khoo Swee Chiow, Meksika’dan Riccardo Torres del Nava, Kolombiya’dan Fernando Gonzales ve Marcello Arbeales ‘den oluşan ekip Ağrı Dağı’nın 5137 metrelik zirvesinde kucaklaşmıştı.

NEDEN PAKİSTAN ?

2001 Barış Tırmanışı’ndaki hedefimiz olan Ağrı Dağı ekibin birbirini tanıması için ideal bir dağ olmasının yanı sıra, tarihi ve efsanevi değeri açısından da seçilmişti. 2002 Barış Tırmanışının Pakistan’da yapılmak istenmesinin sebebi ise, Pakistan’ın savaşların ve savaşan milletlerin ortasında, ama tırmanış açısından da görece güvenli sayılabilecek bir coğrafyada yer almasıdır. Bilindiği gibi Pakistan, halihazırda Hindistan ile çatışma halindedir ve bu savaş Broad Peak Dağı’nın da üzerinde yer aldığı Karakurum – Himalaya dağlarının yüksek buzulları ve dağları arasında sürmektedir.Ayrıca devamlı surette savaşlara ve işgallere sahne olan Afganistan toprakları da buraya pek uzak değildir. Kısacası Pakistan’ın dağları sembolik olarak Barış Tırmanışı’na ev sahipliği yapmaya uygun bir yerdedir.

NEDEN BROAD PEAK DAĞI ?

Broad Peak Dağı tırmanış açısından dikkate değer oldukça zorlu bir hedeftir. Tırmanışı zorlu bir 8000 metrelik dağ olan Broad Peak Dağı özellikle 7700 metreden sonra zorlu teknik buz ve kaya tırmanışı etapları içerdiğinden dolayı, yüksek irtifa dağcılığı açısından değerli bir tırmanış olarak bilinir. Ayrıca, iki kişilik Barış Tırmanışı ekibinin ana kamptan sonraki dağ tırmanış etabında her şeyi kendi başına yapacağı ve oksijen de kullanmayacağı düşünülünce hedef çok daha zorlu bir hale gelmektedir.
Tırmanış, iki ay boyunca Internet üzerinde www.everestnews.com sitesinden izlenebilecek.
 

TAKOZ DERGİSİ
TEMMUZ – EYLÜL 2002, SAYFA 61

TANRILARIN TAHTINA YOLCULUK

Everest Dağı’na tırmanmak, sadece dağın içerdiği tehlike ve zorluklardan ibaret değil. Neredeyse stratosfere uzanan bu kaya ve buz yığının üzerinde yükseklik, bir jet yolcu uçağının normal şartlar altında uçtuğu yüksekliğe eşit veya ondan daha yüksek! Elbetteki bu yükseklik insan vücudunun yaşaması için ideal değil, hatta tehlikeli. 8000 metreler civarındaki atmosfer basıncı, deniz seviyesindekinin neredeyse üçte biri, havadaki oksijen konsantrasyonu ise bunun yüzde otuzu kadar. Atmosferdeki farklı gazlar, yüksek güneş ışınımı ve şiddetli soğuk da bunlara eklenince, ortamın insan yaşamını hiç desteklemeyeceği, işlerin ters gittiği her an dağcının yaşamının tehlikeye girdiği görülecektir. Dağdaki doğal tehlikelerden sayılan tipi, sis, taş ve buz düşmesi, çığlar, buzul çatlakları, yıldırımlar da hesaba katılırsa, yüksek dağlar hakkında temel bir bilgiye sahip olmuşsunuz demektir.

İşte, ancak ve ancak bu koşulları ve onların ortaya çıkış şartlarını tanıyıp dengeli kararlar vererek, tecrübe, bilgi ve girişimciliğinizi kullanıp doğru yerde, doğru zamanda olursanız, yüksek dağlar size kapılarını ve kucaklarını açar. Bu sessiz devlerin omuzlarında olmak, onları iyi tanımayı gerektirdiği ölçüde, insan ruhu için eşsiz bir deneyimdir.
 

HÜRRİYET GAZETESİ
8 EYLÜL 2002, SAYFA 7

KARAKURUM’DA ATATÜRK BUZULU

Tunç Fındık dünyanın en yüksek dağı Everest’in zirvesinde ulaşmış ikinci Türk dağcı. Haziran’dan beri Pakistan sınırındaki Karakurum bölgesindeydi. Maceralı geçen bu üç ayda Kolombiyalı Fernando Gonzales’le birlikte 2002 Barış Tırmanışı yaptılar.

Ancak kötü hava koşulları zirveye ulaşmalarına imkan vermedi. Yinede ikili tümü 5 bin metrenin üzerinde bulunan dört dağa tırmandılar ve isim verdiler: Türkiye - Pakistan dostluğu zirvesi, Meteksan Sistem Zirvesi (Sponsor Firma), Balistar Zirvesi (Balistan bölgesinin yıldızı anlamında) ve Soner Ünal Zirvesi (Toros Dağlarında hayatını kaybeden bir dağcı).

Buzullarla kaplı olan bölgedeki bir buzula da Atatürk adını koydular. Her tırmanışa yaklaşık ikişer gün ayırdıktan sonra kesin dönüşe geçtiler. İsimlerin tescil edilmesi için Pakistan makamlarına resmi başvuru yapmayı da ihmal etmediler.

Tek aracın bile zor sığdığı uçurum dibindeki daracık yollarda ciplerle ilerlediler. Bu zorlu parkurda zaman zaman suya batan cipleri taşımak, nehirleri aşmak ve tonlarca eşyayı taşımak zorunda kaldılar. Ama Askole’ye vardıklarında işleri bitmemişti, üç bin metre civarındaki Askole köyünden ana kampa kadar zorlu bir yürüyüş onları bekliyordu. Yaklaşık 6 ton malzemeyi ve erzağı taşımakla yükümlü 230 kişilik hamal ordusunun eşliğindeki bu zorlu yürüyüşün büyük bir kısmı buzullar üzerinde geçti. Buzulların yarattığı tehlikelere ve kötü hava şartlarına karşın beş bin metre yükseklikteki ana kampa beş günde ulaşıldı. Tunç Fındık, “Bu işten geçimini sağlayan binlerce yerel rehber savaş yüzünden Batılıların dağlardan elini ayağını çekmesiyle çaresiz kalmış. Eskiden bölgede rehber bulmak zorken şimdi iş bulabilme umuduyla herkes birbirini yiyor.” diyor.
 
KOŞULLAR HERŞEYİ TAHRİP ETTİ

“Fernando’yla neredeyse 40 gün kadar 5 bin metreden aşağı inemedik. İlk beş altı gün çok kötü tipi ve kar oldu. Dolayısıyla kar birikti ve çığ tehlikesi ortaya çıktı. Koşulların düzelmesi için biraz beklemek zorunda kaldık. Üç ayrı seferde üç kamp kurduk ve malzemeleri oraya taşıdık. Bazı tehlikeli yerlere sabit hatlar döşedik. Artık zirveye yapmaya hazırdık fakat çok şiddetli bir yağış ve çığ sonucunda 6 bin 800 metrede kampımız tahrip oldu. Yiyecekler, uyku tulumumuz ve çadırımız gitti. Havanın düzelmesi umuduyla bir ayı boşuna ana kampta bekleyerek geçirdik. Ama hava koşulları düzelmeyince çaresizce kalan malzemelerini topladılar ve ana kampa döndük. Bundan sonrası 100 hamal eşliğinde meşakkatli bir dönüş yolculuğuydu.”

EL KAİDE KAMPININ YAKININDAN HIZLA GEÇTİK

“Belki insanlar yüzünüze söylemiyorlar ama o bölgede Pakistan-Hindistan arasındaki savaşın havası Pakistan’ın Karakurum bölgesinde hep hissediliyor. Nükleer savaş tehdidi yüzünden Pakistan’da dağ ekspedisyonu yapanların sayısı bu yıl çok düşmüş.

Normal bir senede binlerce kişi yerine bu sene topu topu 100 kişi gitmiştir. Keşmir’deki çatışma bölgesine, zaman zaman top seslerini duyacak kadar yakındık. Pakistan’ın tam kontrol altına tutamadığı bu bölgede uçaksavar ve tank dahil, her çeşit silah satın almak mümkündü. Hatta Ağustos ayındaki ikinci ekspedisyonda Karakurum yolu üzerinde El Kaide kamplarından birinin bulunduğu söylenen bir kasabadan geçtik. Rehberimiz açıkça söylemedi ama çok tedirgin oldu. Kasabayı geride bırakana kadar etrafı kollayıp durdu.”
 

BT HABER
9 EYLÜL 2002, SAYI: 386 SAYFA: 12

SEKTÖRDE KEYİFLİ DAKİKALAR

Cebit Bilişim eurasia ve Bilişim Zirvesi’02, sektör şirketlerinin etkinlikleriyle daha da renklendi. Koç Sistem ve Meteksan Sistem, düzenledikleri bir kokteyl ile Bilişim Haftasının ilk gününde kamu ve özel kesim temsilcilerini biraraya getirdi.

İki şirket yöneticilerinin ev sahipliği yaptığı kokteylde bilişim sektörü yetkilileri yoğun geçen günün ardından keyifli dakikalar geçirdiler.
 

BT HABER
9-15 EYLÜL 2002, SAYI 386 – SAYFA 20

EĞİTİMDE AB’YE ULAŞMAK İÇİN YOLUMUZ UZUN

Avrupa Birliği yolunda eğitimde bilgi teknolojilerinin kullanımı konusu tartışıldı. AB ülkelerinde ortalama 13 öğrenciye bir bilgisayar düştüğü, Türkiye’de ise bu oranın 81 öğrenciye bir bilgisayar olduğu belirtildi.

Avrupa Birliği yolunda eğitimde bilgi teknolojilerinin kullanımı konusu İstanbul’da tartışıldı. METEKSAN SİSTEM, Microsoft, Medyasoft ve Özel Okullar desteğiyle düzenlenen toplantıda konuşmacılar Türkiye’nin bilişim teknolojilerini eğitimde daha yoğun ve etkin kullanma konusunda daha çok yol alması gerektiğini belirttiler.Toplantının açılış konuşmasını yapan milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Bircan, bakanlık olarak yaptıkları çalışmalardan söz etti.

Meteksan adına bir konuşma yapan Mustafa Atilla ise Bilişim tenolojilerinin eğitimde daha etkin kullanılması için neler yapılması gerektiği konusu üzerinde durdu. Öğretmenlerin daha iyi eğitilmesi, daha kısa süre ve süreçlerde geri bildirim mekanizmalarının kurulması gerektiğini kaydeden Atilla’nın dile getirdiği diğer öneriler ise şöyle: “Öncelikle bilişim teknolojilerinin eğitimde kullanılmasına ilişkin projeler daha kısa süreli projeler haline getirilmeli. Temel derslerde daha etkin bilişim teknolojilerinin kullanılması için müfredatın yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Öğretmen eğitimi çok önemli, bunun için daha fazla kaynak ayrılmalı. AB ve aday ülkeler incelendiğinde proje kaynaklarının yüzde 80’nin ekipman ve yazılım alımı için kullanıldığını, kalan kısmının ise insan kaynakları eğitime ayrıldığını görüyoruz. Ayrıca özel okullarında standartları yükseltilmeli. Örneğin özel okul açılırken aranan standartların arasına bilişim teknolojileri de dahil edilmeli”

Eğitim yönetiminde bilgi teknolojilerinin kullanılması konusu ise toplantıda Microsoft Türkiye Eğitim Sektörü Müdürü Şeniz Ciritçi tarafından ele alındı. Ciritçi, eğitimde bilgi teknolojileri kullanımının önemini, yönetimde verimlilik, bilgi çağına hazırlık, eğitimde entegrasyon ve bilgi teknolojileri uzmanlığı olarak sıralandı. Ciritçi, “okullarda bilgisayarlaşma oranı Amerika’da yüzde 98, Türkiye’de ise yüzde 17. Görüldüğü gibi gitmemiz gereken daha çok yolumuz var. Okullarda PC başına düşen  öğrenci sayısında da oldukça geriyiz. Amerika’da 5 öğrenciye 1 bilgisayar, Avrupa Birliği ülkelerinde 13 öğrenciye 1 bilgisayar, Türkiye’de ise 81 öğrenciye 1 bilgisayar  düşüyor” dedi.

Eğitimde 4. nesil ürünler gündemde 

Avrupa birliği yolunda eğitimimizde bilgi teknolojileri konulu toplantıda çağdaş eğitimde öğretmenin yolu, kişiselleştirilmiş eğitim materyallerinin geliştirilmesi, hazırlanması ve uygulanmasını ise Medyasoft genel Müdürü İlhan Taşer anlattı. Taşer geçtiğimiz 20 yılda eğitim yazılımlarının 4 kez kabuk değiştirdiğini belirterek şu bilgileri verdi: “Yazılımlara, metin tabanlı olanları ile başladık, sonra grafiklerle biraz daha uygulamalı bir hal aldı. 3. nesilde zengin medya deneyimi etkileşimli CD’lerle sağlandı. Şimdi artık 4.nesil ürünler var. Bu ürünler ses, grafik, animasyon ve metni bir arada kullanarak, beynin aynı anda beynin sağ ve sol tarafına hitap ediyor ve bu şekilde bilginin akılda tutulmasını kolaylaştırıyor.

Öğretmenlere uygulamalı eğitim

Bilgi sistemi ise içeriklerin öğrenciye uyarlanmasını sağlıyor. Öğrenciye geri beslemeye, ölçmeye ve profil oluşturmaya dayalı zengin ve kişiselleştirilmiş bir öğrenme modeli sunuyor. Web tabanlı yazılımlar, yeni jenerasyon öğrenme modellerinin yaygınlaşmasını çok hızlandırdı. Bu gerçek ışığında, e-eğitim uygulamaları hazırlamak için gerekli araçlar, multimedia ve web tabanlı programlar olarak ortaya çıktı.
Öğretmenler uygulamalı eğitim alacaklar

“Avrupa Birliği Yolunda Eğitimimizde Bilgi Teknolojileri” konulu panelin öğleden sonraki bölümünde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İbrahim Barbaros ise eğitimin uzun dönemli bir proje olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Müsteşar yardımcısı Barbaros, eğitim sistemimizde Avrupa Birliği standartlarına ulaşabilmek için eğitime yapılan yatırımların AB üyesi ülkeler düzeyine çıkarılmasının zorunlu olduğunu söyledi. Avrupa Birliğine katılım sürecinde Türkiye’deki eğitim sisteminin kaçınılmaz olarak değişime uğrayacağını ve öğretmenlerin bilişim alanında uygulamalı eğitime tabi tutularak bu eğitime hazırlanması için çalışmaların artacağı da bildirildi.
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Günseli Tarhan ise temel eğitime katkı sağlamak için özellikle Marmara, Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde gönüllü kadrolarıyla bilgi teknolojilerini öğretmek için bilgisayar ve daha doğru düşünmeyi sağlamak için  de Türkçe Eğitim kampanyası yürüttüklerini açıkladı.

Tarhan, Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği içinde okullara giderek tırlara kurulu toplam bin 200 adet bilgisayar yardımı ile öğrencilere bilgi teknolojilerini öğretmeye çalıştıklarını kaydetti.
CNBC-E Eğitim Bölümü temsilcisi Sadık Gültekin de, öğretmenlerin bilgi teknolojileri konusunda öğrencilerin gerisine düştüğünü söyleyerek, öğretmenlerin ünitelerini ve yazılı sorularını bilgisayarda hazırlamaları ve yılda en az birkaç kez sunumlarını Power Point ile yapmaları sayesinde konuya hakim olabileceklerini anlattı.

İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. İrfan Erdoğan ise bilgisayar, Internet ve teknoloji sorunlarının AB istediği için değil, Türkiye’nin ihtiyacı olduğu için çözümlenmesi gerektiğini söyledi.
 

BURSA OLAY GAZETESİ
13 EYLÜL 2002, SAYFA 1

SİEMENS’E SOĞUK DUŞ

Bursaray’ın yapımcı konsorsiyum lideri Alman Siemens firması, projenin A Bölümü bakım yönetimi sistemi, proje, montaj, yazılım ve işletmeye alınması işini Tepe Grubu’na kaptırdı. Haziran’da gerçekleştirilecek ihaleye tek firma olarak katılan Siemens’in teklifini yüksek bulan Ercümen, ihaleyi iptal etmişti.

İhaleye bu kez üç firma katıldı. Teklifleri inceleyen Ercümen, 545 bin Euro ile en yüksek teklifi veren Siemens ve 450 bin Euro’luk teklifi sunan İletişim A.Ş.’yi saf dışı bırakarak, işi 330 bin Euro’luk en düşük rakamlı Meteksan Sistem Firması’na verdi. Böylece 215 bin Euro Büyükşehir’in kasasında kalmış oldu.

En  yüksek ve en düşük teklif arasındaki 215 bin Euro’luk fark (yaklaşık 350 milyar TL) Büyükşehir Belediye Ercümeni’nin titiz inceleme ve ihaleyi yenileme kararlılığı sayesinde sağlandı. Büyükşehir’den bu sistemi işletebilmek için Türk Lirası olarak yaklaşık 900 milyar lira isteyen Siemens, açılan zarfların ardndan şok yaşarken, ihaleyi yaklaşık yarım trilyon liralık teklifle kazanan METEKSAN Firmasında ise sevinç yaşanıyor.
 

MİLLİYET GAZETESİ
14 EYLÜL 2002, SAYFA 4

TALİBAN’A İNAT BARIŞ TIRMANIŞI

Türk dağcı Tunç Fındık, Pakistan’ın 8 bin 47 metrelik Broad Peak Dağı’na tırmanıp, top se4sleri arasında barış bayrağı dikti

Everest’e tırmanan ikinci Türk dağcı olan Tunç Fındık ve Kolombiyalı arkadaşı Fernando Gonzales, El Kaide militanlarının saklandığı saklandığı Pakistan’ın 8 bin 47 metrelik Broad Peak Dağı’na yaptıkları “Barış Tırmanışı’nı tamamladı.

METEKSAN SİSTEM sponsorluğunda dünyanın tepesine beş zirve tırmanışı gerçekleştiren Fındık, çığ ve buzullar arasında geçen 50 günlük zorlu yolculuklarını Milliyet’e anlattı. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen dağcıların katıldığı “Barış Tırmanışı”, Temmuz 2001’de Ağrı zirvesiyle başladı. İkinci zirve için Broad Peak seçildi. Fındık ve Gonzales, 7 Haziran’da Pakistan’da buluştu.

KÖYLERİNDEN GEÇTİK

Ekip, 21 Haziran’da 600 kilometrelik cip yolculuğu sonrası 59 buzul aşıp toplam 105 kilometre yol yürüyerek 4 bin 950 metredeki ana kampa ulaştı. Sonrasını Fındık şöyle anlattı:

“Keşmir’deki çatışma bölgesine, top seslerini duyacak kadar yakındık. Pakistan’ın tam kontrol altına alamadığı bu bölgede her türlü silahı almak mümkündü. Karakurum yolunda bir El Kaide kampının bulunduğu bir kasabadan geçtik.”

BUZULDAKİ ÖLÜ DAĞCILAR

Fındık ve Gonzales, ardından ana kampta bir aya yakın zaman geçirdi. Çünkü çok yüksek olan Broad Peak’a eşyaları çıkarmak için üç ara kamp kurmaları gerekiyordu. 5 bin 600 metredeki ilk kampta çığ tehlikesi belirginleşti.

Fındık ve Gonzales, birkaç gün sonra 6 bin 800 metreye ulaştı. Havanın bozması üzerine çadır ve uyku tulumlarını bırakarak, 5 bin 600 metreye geri döndüler. Yolda buzullar içinde kalmış, çok sayıda dağcı cesedine rastladılar.

Bu talihsiz dağcılar, tırmanış sırasında bir şekilde can vermiş, onları aşağı taşımaya çalışmak da ölüm anlamına geleceği için, arkadaşları tarafından zirvenin buz gibi ıssız soğuğunda bırakılmışlardı.

VE BEŞ ZİRVEYLE FİNAL

Fındık ve Gonzales, 6 bin 800 metreye tekrar çıktıklarında kampta çığ düştüğünü, çadır ve tulumlarının paramparça olduğunu gördüler. 7 bin metreye geldiklerinde düşen çığlar ve kar nedeniyle zirveye çıkmayı uygun bulmayıp tırmanışa son verdiler. Fındık, bu zorlu zirve sonrası İslamabad’da dağcı Kürşat Avcı’yla buluştu. Burada da 5 bin metrenin üzerinde beş ayrı zirve tırmanışı yaparak bir ilki gerçekleştirdiler.
 

TÜRKİYE GAZETESİ
15 EYLÜL 2002, SAYFA 8

SAVAŞ DAĞLARINA BARIŞ İÇİN TIRMANDI

Everest’e tırmanan ikinci Türk olarak bilinen Tunç Fındık, bu seferde Hindistan-Pakistan arasında sıcak çatışmaların sürdüğü Karakurum-Himalaya dağlarının Broad Peak zirvesine tırmandı.

Everest’e tırmanan ikinci Türk olan Tunç Fındık, Hindistan ile Pakistan arasında çatışmaların sürdüğü Karakurum-Himalaya dağlarının üzerinde bulunan Broad Peak’e barış için tırmandı.

İlki Ağrı Dağına gerçekleştirilen Uluslararası Barış Tırmanışı projesi dahilinde ikinci hedef olarak 8047 metrelik Broad Peak zirvesi seçildi. Yerel adıyla Falchen Kangri olan Broad Peak, oldukça riskli bir zirve olarak biliniyor. Yüksek buzullar ve dağların arasında yer alan zirveye Tunç Fındık, Kolombiyalı Fernando Gonzales’le birlikte tırmandı. Tırmanışın amacı; farklı milliyet, din, dil,ve ırklardan oluşan Everest tırmanışçılarını bir araya getirerek, Dünya Barışı’nı sembolize etmek, birliktelik ve dostluk içerisinde geleneksel olmaya aday bir tırmanış gerçekleştirmekti.

TOP EŞLİĞİNDE ZİRVEYE TIRMANIŞ

Sıcak çatışmaların yaşandığı  ve El Kaide militanlarının kol gezdiği bölgeden geçiş öyküsünü anlatan Fındık, “Yol üzerinde geçtiğimiz Kohistan bölgesinde tehlikeli Patan kabilesi ve Afganistan’dan kaçan El Kaide militanları vardı” diyor.

Fındık ve Gonzales, ana kampta bir aya yakın zaman geçirdi. Çok yüksek olan Broad Peak’e eşyaları çıkarmak için üç ara kamp kurmaları gerekiyordu. 5 bin 600 metredeki ilk kampta çığ tehlikesi belirginleşti. Pakistan ve Hindistan arasındaki ihtilaflı bölge Keşmir sebebiyle kampın üzerinde uçan askeri helikopterler ve top sesleri eşliğinde 6100 metreye tırmanıldı. Fındık ve Gonzales, birkaç gün sonra 6 bin 800 metreye ulaştı. Havanın bozması üzerine çadır ve uyku tulumlarını bırakarak, 5 bin 600 metreye geri döndüler.

Fındık, “İniş sırasında aynı bölgede bundan tam 5 yıl önce kamplarına çığ düşen Japon dağcıların cenazelerini bulduk. Bağlantıya geçtik ve cenazeler Japonya’dan gelen bir ekibe ulaştırıldı” dedi. Temmuz ayının sonunda ikinci etap için hazılıklar başladı. Bu tırmanışa Kürşat Avcı da eşlik etti. METEKSAN SİSTEM’in sponsorluğunda gerçekleşen ikinci etap için 22 hamalla yola çıkarıldı. 24 gün içinde dört zirvenin ilk tırmanışları gerçekleştirildi ve tırmanılan zirvelere isimler verildi. 7 bin metre çıkan Fındık, “5350 metredeki dağa METEKSAN SİSTEM DAĞI, 5450 metredeki bir zirveye Türk – Pakistan Zirvesi, bir buzula da Atatürk Buzulu ismini verdik” dedi.

ONUN EVİ DAĞLARIN ZİRVESİ

Tunç Fındık 1983 yılında doğa sporlarına başladı. Fındık, bu dönemde izcilik, kampçılık ve mağaracılık sporları ile uğraştı. Tunç Fındık dağcılığa 1990 yılında aktif olarak başladı. Bilkent Üniversitesi’nde  Nasuh Mahruki ile birlikte Dost Dağcılık Kulübünü kurdu. Hacettepe Üniversitesi’nde kulüp tırmanışına liderlik yaptı. Türkiye Dağcılık Federesyonu’na bağlı milli sporcu olarak yurtdışı tırmanışlarına katıldı.Halen arama kurtarma Derneği (AKUT) Ankara Birim sorumluluğu görevini yürüten Fındık, dağcılık ile ilgili bir çok kitabı İngilizce’den Türkçe’ye çevirdi.Kaçkar dağları gibi kendisine ait kitapları da bulunuyor. Türkiye’de 350’den fazla dağa tırmanan Fındık, yurt dışında Everest, Himalaya, Pamir ve Tie-Shan, Kafkasya, Alp, Bulgaristan, İran, Gürcistan, Ukrayna ve İskoçya dağlarında tırmanışlar yaptı.
 

HADAK DERGİSİ
MAYIS-EYLÜL 2002, SAYI 3 – SAYFA 41-42-43

TUNÇ FINDIK’LA DAĞCILIK ÜZERİNE

-Everest fikri ne zaman doğdu, nasıl gelişti?

Tunç Fındık : Özelde Everest Dağı, genelde de yüksek dağlar her zaman güzel bir hayaldi benim için, ama 2000 yılı başlarında ortaya çıkan bir sponsorluk olasılığı ile bu hayalin gerçek olabileceğini anladım. Tabii Everest dağı gibi yüksek bir dağa gidebilmek için, en az 7000 metrelik birkaç dağda yüksekte nasıl olduğunuzu denemeniz gerekiyor. Bunu 5000 metrelik dağlarda öğrenemezsiniz. Daha önce, Türkiye dağcılık federasyonu’nun yüksek irtifa ekibindeydim ve bu ekip ile önce 1993’de Pamir-Peak Lenin (7134 m.)’e, 1996’da Kafkasya-Elbruz Dağı (5642m.)’na, ve Tien Shan-Khan Tengri Dağı (7010 m.)’na gittim. Bu süreçte kendi imkan ve sponsorluklarımızla birçok 5000 metrelik dağa (İran-Demavend Dağı, Kafkasya Elbruz ve Kazbek Dağları, Ağrı Dağı, Alpler’de ve Kafkas Dağlarında, Türkiye’de bir çok teknik, adı sanı az bilinen dağ) tırmandım. Kısacası hem teknik, hem psikolojik, hem de fiziki durum olarak çok iyiyken Everest Dağı’na gittim. Tabii ki, bu proje ancak METEKSAN SİSTEM gibi bir firmanın verdiği sponsorluk ile gerçekleşebilirdi. Türkiye, Avrupa ve Dünyanın en yüksek dağları projem dahilinde 2001 yılının Şubatında Ağrı Dağı’na, Mart-Haziran arasında Everest Dağı’na ve Ağustos ayında da Fransa Alplerindeki Mont-Blanc Dağı’na tırmanıp Türk ve Meteksan Sistem bayraklarını dalgalandırdım.

-Türk Dağcılığının gelişimi için önerileriniz nelerdir?

Tunç Fındık: Türk Dağcılığı ancak ve ancak eğitimle, modern seviyede eğitimle ve tırmanış tecrübelerinin aktarılmasıyla daha ileri adım atabilir. Ülkemizde sayıları iki elin parmaklarını geçmeyen kişiler teknik açıdan zor tırmanışlar yapmaktadırlar, bu da ancak zaman içinde gelişecektir.

-Tunç Fındık’ın bundan sonraki hedefleri nelerdir?

Tunç Fındık: Her zamanki gibi tırmanmaya devam edeceğim, ama bu seneki hedeflerim şöyle: Pakistan’daki Karakurum/Himalaya Dağları’nda yer alan 8047 metrelik BROAD PEAK Dağı’na tırmanmak üzere Haziran’da yola çıkacağım. Bu tırmanışı, ilkini 2001 yılı Temmuz ayında Ağrı Dağında yaptığımız PEACE CLIMB/BARIŞ TIRMANIŞI’nın ikincisi olarak, Kolombiyalı arkadaşın Fernando Gonzales ile gerçekleştireceğiz. İki ay sürecek bu tırmanışın ardından, Himalayalar’ın az gidilen bir bölgesi olan Karakurum-Biafo bölgesinde 5000-6000 metrelik dağlarda teknik kaya-buz tırmanışı yapıp, bir dağın ilk tırmanışını yaparak, isim vermeyi pşlanlıyorum. Bu tırmanışlar yine Everest’te sponsorum olan METEKSAN SİSTEM firması planlıyor.
 

BT HABER
16 EYLÜL 2002, SAYFA 17

BENİM İŞİM MOBİLİŞİM

Turkcell, yeni kurumsal çözüm paketi Mobilim’i CEBİT Bilişim’de tanıttı. Mobilişim çözüm paketi içinde dört ayrı iş kolu için müşteri gereksinimlerine göre uygulamalar yer alıyor. Okul yönetimi ve İletişim Sistemi, Mobilsoft tarafından geliştirilen ve METEKSAN tarafından satış ve pazarlaması yapılan bir uygulama.


TÜRKİYE GAZETESİ
21 EYLÜL 2002,SAYFA 8

AZERBAYCAN’A MOBİLSOFT İMZASI

Meteksan Grubu Bilişim Şirketleri’nden Mobilsoft, Azerbaycan’da bir çok projeye imza atıyor. Azerbaycan Yüksek Öğrenim Merkezi Başkanlığı, Doküman Arşiv Otomasyonu adını taşıyan proje ile Yüksek Öğrenim Kurumlarına başvuran öğrencilerin başvuru formları hızlı tarayıcılarda taranarak arşivlenecek. Ülkede yürütülmekte olan Eğitim Reformu kapsamında ise Mobilsoft’un hazırladığı Bilgisayar Destekli Eğitim Yazılımları, Azerice’ye çevrilecek ve eğitim müfredatına uygun hale getirilecek. Sanal Trafik Eğitimi Projesi kapsamında Mobilsoft, trafik eğitimi konusunda duyulan ihtiyacın giderilmesi için Trafik Eğitim Simülatörü’nün kullanılmasını sağlayacak.
 

AKŞAM GAZETESİ (YAŞAM EKİ)
22 EYLÜL 2002, SAYFA 8

ADINI DAĞLARA YAZDI

Bazılarına göre teknolojinin herşeyi sunduğu rahat bir yaşam şekli varken: kar-kış, soğuk-sıcak demeden, haftalar hatta aylar boyu dağların zirvesinde doğa ile mücadele etmek delilik sayılabilir. Oysa bunu yaşam biçimi edinenlere göre hiçbir psikiyatristin yapamayacağı bir terapi, tırmanmak. Dağcılık herşeye daha sakin bakabilme yetisi kazandıran, hayata daha yukarıdan bakmayı, daha farklı olmayı öğreten, hedefe ulaşırken, önünüzdeki engellerle nasıl mücadele edeceğinizi gösteren bir doğa sporu.

“Ben bu rahat hayatı çok fazla sevmiyorum” diyenlerden Tunç Fındık, şehirdeki evinde değil, dağlarda çok daha rahat. Çünkü şehir yaşamını ve parayı sevmiyor. Dağlarda parayla ilgili hiçbir  sorunu yok ki. Dağlar özgürlük demek onun için. Orada hiçbir karışanı da yok...Dikey yerlerde olmak, boşluk hissi, yükseklerde, soğukta olmak, kara, buza, kayaya değmek...İşte bu duygular onu dağlara çeken.

Peki ya ölüm riski? Diyecek oluyoruz. Bunun bir tecrübe işi olduğunu, ancak tecrübeli dağcıların da öldüğünü söylüyor deneyimli dağcı. “Sonunda para değil manevi bir keyif var. Yoksa ne parası ne de seyircisi var bu sporun. Üstelik define avcısı ya da terörist muamelesi gördüğümüz bile oluyor çoğu zaman” Tunç Fındık Başkent üniversitesinde turizm alanında öğretim görevlisiydi ve saygın bir işi vardı. Fakat bir yandan çalışma ortamının klasik tatsızlıkları ve yorgunlukları, diğer yanda dağlarda daha fazla zaman geçirme ve ciddi hedeflere yönelmek isteğinin arasında kaldı. Tercihi dağlardan yana oldu. Evli olarak yılın dört ayını dağlarda geçirmeye başladı. Eşi dağcı olmamasına karşın, kendisinin büyük destekçisi oldu. Çünkü kocasını böyle tanıyıp sevdi. Zaten evlendikten sonra değişecek bir adam değildi ve hiç değişmedi.

EL KAIDE KOL GEZERKEN

Tutkulu bir dağcı olan Tunç Fındık “Uluslar arası Barış Tırmanışı” projesinin mimarlarından. İlki Ağrı Dağı’na gerçekleştirilen tırmanış ile başlayan projenin ikinci hedefi 8047 metrelik Broad Peak zirvesiydi. İki ay sürmesi planlanan tırmanışın amacı, “farklı milliyet, din, dil ve ırklardan oluşan Everest tırmanıcılarının bir araya gelerek Dünya Barışını sembolize edecek şekilde, birliktelik ve kardeşlik içerisinde geleneksel olmaya aday bir tırmanış gerçekleştirmekti. İşte Fındık’dan arkadaşı Gonzales’le birlikte, sıcak çatışmaların yaşandığı ve El Kaide militanlarının kol gezdiği bölgeden geçtiğimiz Temmuzdaki geçişlerinin öyküsü.

“İslamabad’dan Kuzeydoğu Pakistan’a ve Çin’e uzanan Karakurum’da, İndus Nehrinin dar kanyonu boyunca uzanan tehlikeli yolculukta, Baltistan Bölgesi’nin en büyük eşleşimi Skardu’ya iki günde varabildik.Bu bin kilometrelik yol, aslında eski ipek yolu rotasıydı. Yol üzerinde geçtiğimiz Kohistan Bölgesinde, şehir rehberlerimiz tehlikeli Patan kabilesinin ve zaman zaman da Afganistan’dan kaçan El Kaide militanlarının olduğunu söylüyordu. Patanlar daima silahla dolaşan ve hiç için insan öldürebilen kimselerdi. El Kaideciler ise yabancı turiste karşı büyük tehlike oluşturmayan bir grup olarak tanımlıyorlardı. Ancak her zaman dikkatli olmamız ve bu grup tarafından farkedilmememiz gerekiyordu.”

 
IT BUSINESS
16-22 EYLÜL 2002, SAYFA 22   SAYI 37

TURKCELL “KURUMSAL” ATAKTA

Mobilişim Projesi, lojistik ağırlıklı firmalara rekabet avantajı sağlıyor

Türkiye’nin en büyük GSM operatörlerinden biri olan Turkcell, CEBIT Eurasia Bilişim Fuarı’nda kurumsal pazara ilişkin yeni geliştirdiği hizmetleri düzenlediği bir etkinlik ile tanıttı. Toplantıda Turkcell’in yeni kurumsal hizmetler alanında müşteri ihtiyaçlarını değişik iş ortaklığı stratejileriyle sağlayacağı ifade edildi. Mobilişim adı verilen servis zaman ve mekan problemi olmayan bir çalışma modelini gündeme getiriyor.

Turkcell, bu projede değişik çözüm ortaklarıyla çalışıyor. Satış ağlarını etkin bir biçimde yönetmek lojistik ve perakende firmalarına rekabet avantajı çok önemli yer tutuyor. Netsoft ile gerçekleştirilen “Satış Gücü Otomasyonu Projesi”nde işte bu amaca yönelik çalışılmış Satış ekiplerinin merkeze WAP ve PDA ile erişim imkanı sağlanmış. Sahada ekibi bulunan tüm kurumları hedefleyen projenin ücretlendirmesi veri iletişimi üzerinden belirleniyor. Kargo takip projesi servis sağlayıcı modeli ile altyapı yatırımı yapılmasına gerek bırakmaması bir avantaj olarak yer alıyor. Bu projedeki ücretlendirme uygulama bazında belirleniyor.

Mobilişim eğitim alanına da taşınmış. Okul ile veliler arasındaki iletişimi güçlendirme amacına yönelik “Okul yönetimi ve İşletim sistemi” projesi bu alanda Meteksan’la ortak geliştirilmiş bir proje olarak  yer alıyor. Projelerin uygulanabilirliği konusundaki endişeler de pilot uygulamalarla ortadan kaldırılmış.

Servisin bir diğer uygulama alanı ise kampannyalar. Mobil iletişimin sunduğu bu seçenek promosyon yapmak isteyen firmalar için düşünülmüş. Servis kurumların ellerindeki veri tabanına yönelik SMS tabanlı yürütülüyor. Bu nedenle servisin altyapı maliyeti yok. CRM tabanlı çalışan şirketler için bir bilgilendirme servisi işlevini de görüyor.

EKİP MOBİL’DEN LOJİSTİĞE DESTEK

Ekip Mobil turkcell tarafından sunulan bir diğer kurumsal hizmet. Özellikle lojistik ağırlıklı çalışan firmaların internet üzerinden mobil cihaza veya mobil cihaz üzerinden internete erişimlerini kolaylaştırıyor. Ekip elemanlarının yerlerinin de görülebildiği sistemde baz istasyonlarının sıklığına bağlı olarak kesin yer belirlenmesi 30 metreye kadar saptanabiliyor.

Yetkilendirilebilen sisteminraporlama özellikleri de bulunuyor. Kurulum bedeli 25 kullanıcıya kadar 450 dolar olarak belirlenmiş. Mesajlaşma için ise SMS ücretlerinde bir değişiklik olmuyor.

Ofis Mobil uygulamasında ise Microsoft tarafından geliştirilen servisle çalışanların şirketlerinin intranetlerine ve Outlook hesaplarına mobil olarak ulaşması sağlanıyor. Sistemde WAP uyumlu mobil cihazlarla Outlook servislerine erişilebiliyor. Ayrıca Outlook’da tanımlanan kriterler doğrultusunda SMS’le de uyarı imkanı bulunuyor. Outklook’ta bulunan fihrist ve randevu bilgilerine de ulaşmayı mümkün kılıyor. Abonelik ücreti ve sabit ücretin bulunmadığı sistemde ücretlendirme kullanılan data ve SMS bedeli olarak yapılıyor. Ofis mobil servisi Probil, Enter, Koç Sistem ve Netsoft firmaları üzerinden sağlanabiliyor.
 

KOBİ EFOR DERGİSİ
01 EYLÜL 2002, SAYFA 117

İNTERPRO PAZAR ARAŞTIRMA MERKEZİ SONUÇLARINA GÖRE TÜRK BİLGİ TEKNOLOJİLERİNİN EN BÜYÜKLERİ SIRALAMASINDA METEKSAN SİSTEM 7. SIRADA YER ALDI.

Bağlantılı Sayfalar:

Haber Arşivi 2002 Ocak
Haber Arşivi 2002 Şubat
Haber Arşivi 2002 Mart
Haber Arşivi 2002 Nisan
Haber Arşivi 2002 Mayıs
Haber Arşivi 2002 Haziran
Haber Arşivi 2002 Temmuz
Haber Arşivi 2002 Ağustos
Haber Arşivi 2002 Ekim
Haber Arşivi 2002 Kasım
Haber Arşivi 2002 Aralık
Basında Biz 2002
Yüzlerin Coğrafyası
EMC İŞ ORTAKLARINA YÖNELİK YENİ EĞİTİM PROGRAMINI BAŞLATTI
Interpro bilişim ödülleri heyecanı başladı
İhracatın yeni yıldızı
Nişanlar artıyor
Yüzlerin coğrafyası
İhaleler incelemede
Bahçeşehir Kolej'inde Hyperclass
Meteksan Simülatör Dünyasında
Çocuklara Yardım Eli
Yuvalar bilgisayarlarına kavuşuyor
Muhtaçlara bilgisayar
Yuvada sizinde bir bilgisayarınız olsun
Her yuvaya bilgisayar
Azerbeycan'a teknoloji çıkartması
Turkcell 'Kurumsal' atakta
Adını dağlara yazdı
Azerbeycan'a Mobilsoft imzası
Benim işim Mobilsoft
Tunç Fındık'la dağcılık üzerine
Savaş dağlarına barış için tırmandı
Taliban'a inat barış tırmanışı
Siemens'e soğuk duş
Sektörde keyifli dakikalar
Eğitimde AB'ye ulaşmak için daha yolumuz uzun
Karakurum'da Atatürk buzulu
Tanrılarınn tahtına yolculuk
Tunç Fındık barış için Pakistan dağlarında
Meteksan, Yunan ortaktan vazgeçti
Meteksan'dan 'Emsal' Proje
Parmak izinde bir aylık iş bir saatte indirildi
Meteksan - Intracom nişanı bozuldu
Okulu kırdın mı baban ensende
EMC, Atılım 2002'de yer aldı
Ankara'nın En Büyük Şirketleri
Türkiye'nin En Büyük 500 Özel Şirketi
Sektörlere Göre En Büyükler
"Barış Tırmanışı"
Himalayalar' a Barış Bayrağı
Anadolu'da Bilişim Devrimi
MEB'de Devlerin Savaşı
Internette Türkçe Eğitimi
Oracle krizde farklı sektörlere açıldı
TÜSİAV yılın firmasını seçti
Meteksan Sistem yılın firması seçildi
Barış dağlarda gezer
Everest Fatihi
Meteksan Sistem Tunç Fındık ile Himalayalar'da
TanrılarınTahtına Yolculuk-Everest Tırmanışımın Hikayesi
Atılım 2002'de İstanbul'da Ankaralıları buluşturdu
Toplantıdayım, döneceğim
Ankaralı kullanıcılar İstanbul'da teknoljiye doydu
TÜSİAV Üstün Başarı ve Hizmet Ödülleri
BİMY seminerlerine özel sektör ilgisi
TÜSİAV Ödülleri
Bilişimin patronları buluşuyor
Mektubunuz var
Yatırımcının gözü onda
Bilişimde Sihirli Formül
Şeffaf yarınlar için e-Devlet
Meteksan'dan Türkçe Eğitim Portalı
Meteksan sermaye artırdı
Kamu için önemli bir fırsat
Teknoloji geliştirme bölgeleri / Teknoparklar
Ankara Cyberpark
Avrupa, rekabeti pazaryeri: e'Siz olmaz
e-Sigorta Koçsistem, Meteksan Konsorsiyomu
Meteksan Net, Telekom şirketi olmaya aday
e-Türkiyem Benim
BEA-Meteksan işbirliği artıyor
Türkiye TV mail ile tanıştı
Meteksan Sistem'e ortak geliyor
Sektör gene gümrüklerde hapis