Avrupa, rekabeti pazaryeri: e'Siz olmaz
Ocak
TBD Dergisi
İnternet üzerinde yapılan ticaretin büyük bir oranı, işletmeler arasında gerçekleştirilmektedir ve toplam ticaret hacmi büyürken, bu oranın çok da fazla değişmeyeceği düşünülmektedir.General Motors, Ford, Daimler Crysler, Renault, Nissan, Oracle ve i2 ortaklığında kurulan ve dünyanın en önemli B2B elektronik pazaryerlerinden birisi olan Covisint’ın Avrupa operasyonları ile birlikte Avrupa Komisyonu tarafından daha da net anlaşılan durum, teknolojinin beraberinde tamamen farklı rekabet kurallarını getirdiği ve bu kuralların pek çok kritere bağlı olarak değiştiği idi.
Internet üzerindeki faaliyetlerin yasal düzenlemeler, ne yazarın ne de yazının konusu değil. Bu konular, pek çok kurum ve kuruluşun yanında, Türkiye Bilişim Derneği çatısı altında faaliyetlerini sürdüren bazı Çalışma Grupları tarafından da başarı ile sürdürülmektedir. Bu yazıdaki amaç, elektronik pazaryerlerinin, kapsamı değişen ekonomideki yerinin ve teknolojinin gün geçtikçe baskısı artan rekabette neleri değiştirdiğinin Avrupa Komisyonu açısından özetlenmesidir.
B2B (Business-to-Business, işten-işe) elektronik pazaryerleri, işletmelere yönelik faaliyetlerini sürdüren kuruluşların internet aracılığı ile ürünlerini sattıkları ve diğer işletmelerden ürün satın alabildikleri ortamlardır. Elektronik pazaryerlerinin trendi, özellikle internet ticaretinde dot-com furyasının son dönemlerinde artmıştır. Dot-com’ların son kullanıcılara yönelik tanımlanması ve pek çok başarısız dot-com şirketinin batmaya başladığı dönemde, 1999 yılından sonra sayıları hızla artan e-pazaryerlerinin bugün 1000’den fazla olduğu tahmin ediliyor. Her ne kadar, toplam ticaret hacminin sadece %1-1,5 gibi küçük bir oranını kapsıyor olsa da, işletmelere sunduğu avantajlar açısından büyük olanaklar sunan e-pazaryerlerinin önemi gün geçtikçe artmaktadır.
Bu avantajların artması ile birlikte, e-pazaryerlerinin mevcut rekabet ortamındaki yeri önem kazanmaktadır. Bunun iki nedeni vardır: Birincisi, tedarik zinciri yönetimi ve satın almalarda sunduğu avantajlar ve ikincisi de bu avantajların değerlendirilmesinde ortaya çıkabilecek rekabet problemleri.
Avrupa Komisyonu, söz konusu düzenlemeleri gerçekleştirebilmek için bir dizi etkinliği sürdürüyor; konferanslar ve çalışma grupları, konu üzerine odaklanmış durumda. Ancak asıl çalışma, olanlardan öğrenmek şeklinde gerçekleşiyor. Mevcut rekabet ortamı kapsamındaki belirlemeler ve European Community Merger Regulations ışığındaki düzenlemeler, e-pazaryerleri konusundaki gelişmeleri düzenlemekte kullanılan önemli kaynaklar.Avrupa Komisyonu’nun konu üzerinde çalıştığı temel rekabet sorunu, e-pazaryerlerinin, ‘geleneksel’ pazarlar ile rekabet halinde olup olmadığının belirlenmesidir. E-pazaryerleri, mevcut pazarlar için yeni bir kanal mıdır, yoksa tamamen yeni bir pazarı oluşturmakta ve kendi kurallarını belirlemekte midir?
Bu gün için ortada bulunan örnekler, geleneksel anlamda pazarların birer uzantısı görüntüsünü ortaya çıkarmaktadır. Maliyetlerin düşürülmesi ve tedarik zincirinde kritik bir halka olarak e-pazaryerlerinin işletme bünyesine eklenmesi, bugün için olmasa bile, orta vadede ayrı bir pazar ortamı haline gelecek ve kendi kurallarını tanımlayacaktır. Pek çok analistin ortak görüşüne göre, e-pazaryerleri, bugünkü ticari faaliyetlerin yerine geçecek.
E-pazaryerleri’nin ortaya çıkardığı bu avantajların değerlendirilmesinde söz konusu olan temel rekabet kritelerinin belirlenmesi, tam olarak diğer teknoloji uygulamalarında olduğu gibi, yasal çerçeveye alınması son derece güç bir işlemdir. Ancak yine de e-pazaryerlerinin doğasından kaynaklanan temel noktalar söz konusudur ve rekabet kapsamındaki belirlemeler, Avrupa Komisyonu tarafından bu noktalar üzerinde değerlendirilmektedir.
Bu noktalardan ilki, bilgi güvenliğidir. Bilgi değişimleri sırasında, gerek değiştirilen bilginin ve gerekse de işletme bilgilerinin korunması, rekabet kavramında önemli bir bileşendir.
İkinci nokta, farklı işletmeler tarafından gerçekleştirilebilecek olan ortak satınalma işlemlerinin kısıtlanmasıdır. Bu kısıtlama, Komisyon tarafından daha önce hazırlanan ortak girişim belirlemeleri kapsamı çerçevesinde uygulanmaktadır.
Üçüncü nokta, e-pazaryerinin ortakları ve bulunduğu pazar üzerinde yaptırım gücü uygulamamasıdır. Avrupa Komisyonu’nun yaklaşımı, bu madde üzerinde bir istisna oluşturmayı ve başlangıç aşamasında bir e-pazaryeri için çeşitli esneklikleri değerlendirmektedir. Özellikle e-pazaryeri ortakları ya da müşterileri ile gerçekleştirilecek olan özel anlaşmalarda bu kapsam değerlendirilmektedir.
Dördüncü ve son nokta, e-pazaryerinin ilgilenen her kurum, kuruluş ve kişiye açık olması gerekliliği olarak ortaya çıkarılmaktadır. Özellikle bazı e-pazaryerlerinin bulundukları sektörede belirleyici duruma geçmeleri halinde, bu düzenlemenin önemi daha büyük önem taşımaktadır.
Bilinen bir noktayı yinelemekte fayda var; Avrupa Komisyonu da, aynı diğer yasal düzenleyiciler gibi, bilişim alanındaki gelişmeleri geriden izleyebilmektedir. Bu da, gelişmelerin kendi kurallarını beraberinde getirmelerine ve ‘etki-tepki’ kavramına yol açmaktadır. Bir sorun çıkana kadar, düzenleme çalışmaları tamamlanmamıştır. Sorun çıktığında tamamlanmış olan düzenlemeler güncelliğini yitirmiştir.
Her ne kadar ülkeler arasında farklılık gösterse ya da kesin çerçevesi belirli olmasa da, e-pazaryeri yöneticisinin sistem yasallığı açısından üç ana bileşen şeklinde ele alması yararlı olacaktır:
İş yaşamının geleneksel yasal kapsamı
Kullanım yöntemlerinin belirlenmesi
3.Internet aracılığı ile sürdürülen ilişkilerin mevcut yasal çerçeve ile uyumu
e-pazaryerleri konusu, işletmeler arasındaki faaliyetleri kapsadığından dolayı, gerek temel yasal düzenlemeleri ve gerekse de faliyetlerin düzenlenmesinde mevcut uygulamalardan çok farklı ele alınmamaktadır. Gelişmeler göstermektedir ki, e-pazaryerlerinin sayısı kısa dönemde azalmaya başlayacak ve orta vadede belirli e-pazaryerleri, sektörel anlamda son derece kritik bir rekabet gücü elde edecektir. Bu da Avrupa Komisyonu’nun odaklandığı ve hazırlıklarını sürdürdüğü konuların başında yer almaktadır.
Kaynaklar:
Dolanbay, Coşkun, E-Ticaret: Strateji ve Yöntemler, s.229-230 Meteksan Sistem Yayınları, 2000
European Commission Competition Policy Newsletter, October 2001, Number:3
Urrutia, Bernardo, UIMP Workshop Paper, July 2000, EC Telecommunication Unit of DG
Basında Biz 2002