Daha yolun başındayız

Temmuz
Partner - IBM

Interpro Pazar Araştırma’ nın verilerine göre, Türkiye bilişim sektörünün yerel sermayeli ikinci en büyük firması olan Meteksan Sistem, ihalelerde yıllarca rakibi olan IBM Türk’ün bugün en iddealı Çözüm Ortaklarından birisi. Para Dergisi tarafından Yeni Ekonomi katagorisinde Yılın Altın Adamı seçilen Meteksan Sistem Genel Müdürü Alper Köstem ile şirket, gelecek, kriz, IBM ve işbirliği üzerine konuştuk.

PARTNER- Meteksan adı bilişim sektöründe her geçen yıl biraz daha duyulur oldu. Tanınmış büyük isimlerin arasından sıyrıarak ön sıralara çıktınız. Meteksan Sistem bugünlere nerelerden geldi?

ALPER KÖSTEM – Meteksan Sistem’in hikayesi 1970’li yıllara dayanıyor. Hacettepe Vakıfları’nın kurduğu Sisag adlı şirket 70’li yıllarda bilgisayar satışı veanahtar teslimi projeler yaparken, 80’li yıllarda iki firmaya ayrılmış: Teksis ve Biltek. Teksis, bir yazılım evi olarak çalışırken, Biltek, Data Geneal firmasının Türkiye distribütörlüğünü sürdürmüş.

1992 yılında Teksis ve Biltek’in yönetimine geçtikten sonra aynı zamanda Bilkent Üniversitesi, Tepe Grubu, Meteksan Kağıtçılık, Dilek İnşaat veBilintur Otellerinin sahibi olan Bilkent Şirketler Grubu’nun kararı üzerine bu iki şirketi yeniden yapılandırdık ve 1 Ocak 1994 tarihi itibariyle ikisini brleştirerek Meteksan Sistem’i kurduk.1998 yılında ise Kağıt Grubu’ndan bağımsızlaşarak Meteksan Sistem ve Bilgisayar Teknolojileri A.Ş. olarak ayrı bir tüzel kişiliğe kavuştuk.

Meteksan Sisem’in 1994 yılında 2 Milyon Dolarlık cirosu olan 50 kişiden oluşan bir yapıdan, bugün 2000 yılı itibariyle 435 kişinin çalıştığı 100 Milyon Dolar cirosu olan bir firma haline geldik. Altı yıl içinde dolar bazında yaklaşık 50 kat büyüdük. Şu anda Meteksan Sistem, Meteksan Servis, Meteksan Net, Sispa ve Mobilsoft olmak üzere beş şirketten oluşan bir grubumuz var.

“IBM teknolojilerine büyük yatırımlar yapıyoruz. Tivoli’den veritabanına, WebSphere’den midleware’e, RS/6000’e bütün IBM Teknolojileri üzerinde çalışıyoruz. Meteksan Sistem’in toplam cirosu içinde “ IBM Business” ‘ın giderek daha fazla pay alacağını umuyoruz.”

PARTNER- 2000 yılı iyi geçti , ama 2001 yılındayız ve büyük bir kriz yaşıyoruz. Kriz konusundaki düşünceleriniz?

ALPER KÖSTEM – Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmış bir firma olarak krizden etkilenmememiz tabi ki mümkün değil. Krize rağmen en azından geçen yılki ciromuza ulaşacağımıza inanıyoruz. Iki çok büyük kriz atlatmamıza rağmenbu hedefimizden büyük sapmalar olacağını düşünmüyoruz. Krizi fırsata dönüştürmek için gerekli önlemleri alıyoruz. “ Battık, öldük!” diyerek bir yere varılmaz. Geleceğe umutla bakmamız lazım.devletin, ekonomide bu adar büyük rolü olduğu bir ülke de çok umut verici konuşmak bence zor. Devlet ağırlıklı olarak çalıştığımız için Türkiye’de her zaman kriz vardır. Ve dolayısıla da tasarruf tedbirleri de vardır. Fakat ben, beş yıllıklık vadeli hedeflerimizde ciddi sapmalar olmayacağı inancındayım. Belki kısa vadede bazı sapmalar olabilir. Bu kriz belki de bazı şeylerin temeldendeğişmesine vesile olur… biz önlem olarak bazı yeni yollar geliştirdik. Mesela “kendi kredini kendin bul” larakda adlandırılabilecek “ supply credit” uygulamasını Türkiye‘de yaşama geçiren ilk firmayız. Örneğin hastane otomasyonu projelerini yurtdışından kredilendirdik.

PARTNER- IBM’in Çözüm Ortağı olduğunuz haberlerinin sektörde şaşkınlıkla karşılandığını hatırlatıyoruz. Ihalelerde rakip olma durumundan işbirliğinin ötesinde,çözüm ortağı haline gelme sürecinizi anlatır mısınız?

ALPER KÖSTEM – Meteksan Sistem 1996 yılının sonuna kadar Data General dışında başka bir ürün satmıyordu. Halbuki sistem entegratörü bir firmanın tek bir firmanın distribütörlüğü ile yetinmesi mümkün değil. Zaten Data General, böylesi bir yaygınlık iddiası taşımıyor. IBM’e gelince, ürün kapsamı olarak müthiş avantajlar sunuyor. RISC makinesi de var Intel’i de, PC’si de var , notebook’u da, sistem yazılımları da var, veritabanı da … Doğru, 1999 yılının sonuna kadar IBM ile ihalelerde rakip olmuş bir firmayız. Daha önce Data General ile 1996 sonrası Compaq ve Dell ile IBM’in karşısına çıkıyorduk. 1997 yılından sonra ise, IBM’in strateji değişikliği sonucunda, onunla ihalelerde karşılaşmamaya başladık. IBM çok zorunlu olmadıkça ihalelere doğrudan girmemeye başladı.

Bu dönemde galiba IBM’de “ Meteksanla neden olmasın ?” düşüncesi doğmuş olabilir. Doğrusu bu dönemlerdebizim aklımızdan da bu tür bir ilişki geçmiyor değildi. IBM bize, bütün ağır toplarıyla bir ziyaret yaptı. Ziyaretçi kalabalığı karşısında şaşırdık, ama bizimde aklımızda olan şeyleri teklif edince doğrusu çok memnun olduk sonuçta biraz ortak egzersiz yapmaya karar verdik. IBM bugün 250 Milyon dolar cirosu olan Türkiye’nin en köklü kuruluşlarından bir tanesi. Vergi rekortmeni olmuş bir şirket. Türkiye ‘de yalnız bilgisayar sektörüyle sınırlı olmayan neredeyse 60 yıllık bir mazisi var. bu ülkede ciddi yatırımları var.

PARTNER – İki köklü kuruluşun apsamlı işbirliği yapmasının mutlaka zorlukları oluyordur…

ALPER KÖSTEM – Günümüzün ticari koşulları çok farklı. IBM de bunu anlayıp kendi organizasyonunu bu koşullara adapte etmek isteyen, bu esnekliği sergileyen bir firma. Bu konu da bizi uygun görmüş olmalı. Ama iki büyük camiayı birleştirip bundan iş çıkarmak çok zor birşey. Her organizasyonun davranışları ve iş yapma biçimleri farklı 1999’un sonundan beri uğraşıyoruz, ciddi bir yol katedildi, bir takım büyük işler yapıldı. Mernis projesi bunlardan bir tanesi. Askeriye ve ÖSYM satışlarımız oldu. Büyük işlerdi ama daha büyüklerini yapmamamız için bir neden yok.

Yazılım konusunda çalışmalar yapıyoruz. Tivoli çalışmalarımız var…. Veritabanı, middleware, WebSphere olsun, yazılım ekibimizin eğitimi olsun ciddi bir işbirliği yürütüyoruz. Meteksan Sistem’in toplam cirosu içinde “IBM Business” ın giderek daha fazla pay alacağını umuyoruz. En azından yaklaşımlarımız böyle devam ettiği müddetçe, bu umudumuzu koruyacağız.

PARTNER- Bu oranın yüzde kaç olacağını tahmin ediyorsunuz?

ALPER KÖSTEM – Donanım işinde IBM çözümlerinin aldığı pay 2000 yılı içinde yüzde 10 düzeyindedir. Bu henüz istediğimiz seviyeyi yansıtmakan uzak bir rakam. BM’in cidi ciddi bir Çözüm Ortağı olmayı hedefliyoruz. Iki firma arasında iyi bir ilişki sürüyo.iki firmayı bir araya getirmek gerçekten zor ir iştir. Satış yapılana kadar pek çok şey vaat edilir, ama uygulamaya gelince iş değişir. En azından bir zamanlar öyle idi.desteğini hakikaten her zaman hissettiren, yalnızca çeyrek dönem sonlarında sipariş almak için değil, her zaman yanımızda olan bir firma bulmak kolay değil. IBM bunu başarıyor.

Ciromuz içinde IBM’in ne kadar paya sahip olacağına ilişkin rakamsal bir hedef vermek mümkün değil;bunu hem konuşmadık hem de karşılklı olarak bu türden bir taahhüt altına girmedik. Bu yönde çalışmalarımız var, ciddi bir yer alacaktır. Ali Güven ve Ankara ekibinin bize olan yaklaşımının, bu artışta önemli rol oynayacağına inanıyoruz. IBM’le çalışmakla karlılığımızın artacağını var sayıyoruz. Zaman içinde göreceğiz. IBM’in bize katacağı kazançlar olacağını düşünmesek, zaten işbirliği yapmazdık.

PARTNER – Bilgisayar sektöründe kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz?

ALPER KÖSTEM – İnterpro’nun 1999 yılına ilişkin rakamlarına göre, Türkiye’nin KoçSistem’den sonra ikinci en büyük yerel firmasıyız. Tüm bilgisayar firmaları arasında ise en büyük 10. firmayız. Bu şu demek IBM, HP, Cisco, Compaq, bizim doğrudan rakibimiz değiller; onlar toplam içinde belirli bir pay alıyorlar. Aslında onlar bizim rakiplerimizin tedarikçileri konumundalar. Ihale de karşımızda IBM, HP ya da Compaq yok. Benim karşımda KoçSistem, Siemens, Servus, Probil, Escort, İhlas var. bu anlamda baktığımızda izim tek rakibimiz gibi gözüken firma Koç Sistem.

PARTNER- Muazzam bir projede imzanız var: MERNİS. Yıllardan beri diriltilemeyen proje, bir anlamda sizinle birlikte yaşam buldu.

ALPER KÖSTEM – Mernis için 1999 yılına kadar bir sürü para harcanmış ama ciddi bir aşama kaydedilememişti. 1999 yılındaki ihale sonucunda projenin ana makinesi IBM RS/6000 Model S80 oldu, dünyanın en güçlü sunucusu…. Daha sonra yapılan son beş sözleşmenin beşini de biz aldık. Şu anda herkesin bir kimlik numarası var, hatta ölülerin bile … 110 milyon kişiye kimlik numarası verildi. Vertabanı temizliğini de yaptık. Bu gerçekten muazzam bir işti. Zaman içinde bütün devlet dairelerinde bu numaralar üzerinden iş görülmeye başlanacak. ÖSYM ve Açık Öğrenimde buna başlandı bile. Sırada 900 ilçe müdürlüğünün merkeze bağlanmasını sağlayacak geniş alan ağı projesi var. artından da kart ihalesi açılacak. Ikisinde de iddialıyız. Çünkü IBM sistemleri MERNİSprojesinin merkezine oturmuş durumda. Bu nedenle şansımız çok büyük.

PARTNER – Diğer firmalardan farklılıklarınız neler? Üstünlüklerinizi saymanız mümkün mü ?

ALPER KÖSTEM – Öncelikle sektörel yapılanmamızla çok büyük artılarımız var. uzman olduğumuz sektörlerde, örneğin sağlıkta kaçırdığımız hiç bir büyük ihale yok. Geliştirdiğimiz kurum “ in-house” çözümlerimizle çok yüksek müşteri memnuniyeti düzeyleri yakalamış bulunuyoruz. Eğitim sektöründe de durum böyle, kamu ve telekomda da… bir dizi başarı öyküsü yazdık… bu üstünlğün asıl sebebi hiç kuşkusuz çok iyi bir ekibimizin olması.

PARTNER – Mevcutların yanı sıra endüstriyel alanları hedefliyormusunuz?

ALPER KÖSTEM – Atılımlarımız muhtemelen muvcut iş alanlarımız içinde olacak, yoksa yeni endüstriyel alanlarda değil.

PARTNER – IBM’in neredeyse her endüstri için çözümleri bulunuyor. Bu çözümlerin size ne tür avantajlar katacağını düşünüyorsunuz?

ALPER KÖSTEM – IBM teknolojilerine yeni yeni hakim oluyoruz. Bundan sonra yapacağımız yatırımlarda IBM’in teknolojileri bizim için iyi bir hareket noktası olacak. Arkadaşlarımız bu işe ciidi eğitim yatırımları yapıyorlar. IBM bize, biz de IBM’e yatırım yapıyoruz . yapacağımız işler içinde IBM’in payı giderek artacak.örneğin elektronik iş alanında yazılım ekibimizin WebSphere ile önemli çalışmalara hazırlanıyor. IBM’in e-iş araçları konusunda çok hevesliyiz ve artık bu konuda da kendimize güveniyoruz. Bu şekilde devam ettiği taktirde ben çok daha gelişerek başarılı olacağımızı, başarılı projelere imza atacağımıza inanıyorum.

PARTNER – Projeler deyince, hemen hangi alanlarda olduğunu soralım?

ALPER KÖSTEM – E- Devlet girişimlerinde iddialı olacağımıza inanıyoruz. Bugüne kadar e-iş anlamında Türkiye’de yapılan işler son derece kısıtlı. Bundan sonra IBM il büyük işlere damga vuracağımıza inanıyoruz. Devletin e-devlet projelerine IBM ile girerek kendimizi kanıtlamak istiyoruz. İçinde bulunduğumuz her yerde IBM teknolojilerinin bizi nasıl destekleyeceğini öğrenmek için çalışmalar yapıyoruz.

PARTNER – Gelecek dönemdeki yatırımlar konusunda nasıl bir beklenti içindesiniz ?

ALPER KÖSTEM – Bilgi teknolojisi endüstrisinin iki önemli iş alanı var, bankacılık ve devlettir. Bankacılıkta ciddi bir kriz olduğu zaten biliniyor. Mali sector içinde bilgi teknolojisi bütçelerinin %60-70 oranında daralacağını tahmin ediyorum. Hizmet bütçelerinin bu oranda küçüleceğini sanmıyorum, ama yeni mal alımlarında bu düzeylerde bir küçülmenin yaşanacağını düşünüyorum. Bankacılık segmenti böyle… Devlet tarafında ise durum daha değişik. Devletin kaynakları kurudu anlayışı çok yaygın, amam durum tam böyle değil bu alanda tek kaynak bütçe değil. Dünya Bankası’nın çeşitli projeler doğrultusunda verdiği kredilerde artış olmasını bekliyoruz. Ikincisi bizim “ Supply credic “ olarak adlandırdığımız Eximbank kredileri. Yaptığımız bazı işlerde Japonya, Amerika ve Fransa’dan bu türden krediler bulunmasını sağladık. Üçüncü olarak ise fonlar var; bu alanda bir daralmanın yaşanacağı söylenebilir. Özetlersek, devlet bütçesinden ve fon kaynakalrından yapılan işlerde azalma olacaktır.

Basında Biz 2001