Lütfen gölge etmeyin
Ağustos
Show Kalite
“Türkiye’nin kendisini uçurumun kenarına getiren yöneticiler tarafından yönetilmeye devam edilmesi şansızlık olur.” Diyen Alper Köstem , “Türkiye’nin geleceğine ipotek koymaya kimsenin hakı yok” diyor.
Kriz öncesinde gösterdiği üstün başarılarıyla, bir bananın tuzağına düşmeyerek şirketin bir gece de uğrayabileceği milyonlarca dolarlık zarardan ustaca bir manevrayla kurtulan Meteksan Sistem Murahhas Üyesi Alper Köstem, son yıllarda gösterdiği başarıyla yönetici grupları tarafından övülürken, Meteksan Sistem’in içinde yer aldığı Bilkent Holding’e bağlı TepeGrubu da Köstem’I Grbun Yönetim Kurulu üyeliğine kadar getirdi.
“ İdarecilik bir takım işidir. Takım iyi , yöneticide görevinin hakkını verirse, başarı kendiliğinden gelir diyen Köstem, Meteksan’ın başarısının ardında iyi yetişmiş kadroların yattığını söyleyerek, “Kriz 15 gün daha gecikse Meteksan büyük bir bomba patlatacaktı. Büyük bir ABD’li şirket Meteksana ortak olacaktı şimdi bu planı biraz daha ertelemek zorunda kaldık “ diyor.
Türkiye’nin içine düştüğü krizin iyi analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Köstem “Aslında Ekonomide işler çoktandır kötü gidiyordu. Ama insanarın gözünü boyamayı başardılar. Halka düze çıktığımızı anlatırken altımız boşalıyordu. Bu krizin sorumlusu partilerin çıkarlarını ülke menfaatlerinin de üstünde tutan siyasilerdir.” Şeklinde yorumda bulunurken Japonya’da Kobe depreminden sonra şehrin üç gün susuz kalması karşsında kendini suçlu hisseden bir bakanın inteharını örnek gösteriyor. Siyasi hesaplaşmalar ve oy kaygıları yüzünden, Türkiyenin her geçen gün kan kaybettiğini ve büyük zarara uğradığını hatırlatan Köstem, Devletin en büyük karadeliklerinden biri olan “Bağkur’un Otomasyonu” ihalesinin bile rafa kaldırldığını vurguladı.
“ Devlet her yıl SSK ve Bağkur’u katrilyonlarca lira fonluyor. Bu iki kurumun son on yıldaki zararı 30-40 milyar dolar. Buna kamu bankalarında yapılan görev zararı da eklendiğinde zarar iki katına çıkıyor. Bu devletin zararının önüne geçecek otomasyon sisteminin kurulması için gerekli bir ihaleydi. Her Bağkur ve SSK’lıya chipli bir kart verilecek . işin maliyeti işverenden tahsil edilecek. Devletin cebinden bir kuruş çıkmayacaktı. Bu ihale için diğer firalarla birlikte 2 milyon dolar harcadık. Tam imza beklerken ihalenin DPT ‘nin onayı olmadığı için belirsiz bir tarihe ertelendiğini öğrendik. Bu ülkeye yazık değil mi ?” diye soran Köstem “ Biz diğer altı şirketle birlikte devleti milyarlarca dolar zarardan kurtaracak bir sistem üzerinde onay beklerken siyasi çekişmelere takıldık. Ülke çıkarları mı önemli arti çıkarları mı ? Artık bu ülke de daha sorumlu siyaset yapılsın.” dedi.
Köstem ihalesi yapılmadığı için bir çok kimsenin dikkatinden kaçan bir başka devlet zararına dikkat çekti.”DDY, zarar eden bir kurum. Dünya Bankası, 1991 yılında DDY’nin zarardan kurtarılması için “ Omis Projesi” ni hazırlamış. Bu proje için danışman ücreti olarak 1 Milyon dolar ödenmiş. Ama yıllarca ihale yapılmamış. Sonun da 1999 yılında ihale yapılmış ve General Electric ‘le 70 Milyon dolarlık işi biz aldık. Ama DDY Yönetiminin değişmesi ile proje ertelendi. Böylece DDY’nin 500 Trilyonluk zararı devam edecek. Bu proje devletin cebinden yine tek kuruş çıkmadan gerçekleştirilicek bir projedir.”
Krizin bir ABD’li şirketle ortallık için gün sayan Meteksan Sistem’in planlarını bozduğunu söyleyen Köstem, şirketin krizden önceki değeri arasındaki farka dikkat çekerek şirketi ucuza almak isteyenlerin tekliflerine sıcak bakmadıklarını yönelrini diğer teklif veren şirkete çevrdiklerini belirtti. “ Eğerbüyük oynamak istiyorsanız, güçlü bir sermaye partneri bulmak zorundasınız. Bizim know-how ‘u ihtiyacımızyok. Ar – Ge Bölümümüz Türkiyenin en kalitelilerine bile rakip oluşturacak programlar üretebiliyor. En son kazandığımız “Yılı Yazılım Projesi” ödülünü kendimize olan güvenimizin bir kanıtı olarak gösterilebilir. Ama herşeyin başı kaynağa dayanıyor. Güçlü bir partnerle Meteksan çok daha iyi yerlere gelecektir. Hatta belki Meteksan’ın tamamı başka bir gruba da devredilebilir. Yeter ki Türkiye kazançlı çıksın.”
Köstem son larak krizden çıkmanın yolu olarak Devlet ve özel sektörde otmasyonu göstererek, şirketin outsourcing ‘e önem verilmesini kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. “ Daha çok iş, daha çok verimlilik. Internet üzerine taşınan bir iş, o işle ilgili insane sayısını %60 azaltıyor. Örneğin bir bankada işlem departmanı olması şart değil. Bankalarda bu yolla 300-500 kişi istihdam ediliyor. Bir sürü donanım yatırımı yapılıyor. Oysa ki bu işi yapan Meteksan gibi uzman kuruluşlar var. aynı hizmeti çok daha ucuza ve güvenli bir şekilde sunacak bir şirketen istifade etmek, o şirketin rekabet gücünü arttırarak masraflarını büyük ölçüde azatır ve kurumun başındaki kişilerin konusuyla ilgili gerçek işlerini yapmasına yardımcı olur. Türkiye’nin bilgi toplumu olma yolunda çok hızlı davranması gerektiğini belirten Köstem, bunun ulusal politikalarla desteklenmesinin ve özellikle kamu karar süreçlerinin bilgiye dayalı hale getirilmesini Türkiye’nin krizden daha hızlı çıkabilmesi ve kalkınabilmesi için çok önemli olduğunu belirtti. Bunun da yeniden yapılanma ve bilişim projelerine verilecek önem ve hassasiyetle mümkün olabileceğini söyleyen Köstem, bu ülkeye inanan herkesin üzerine düşen görevi yapması gerektiğini belirtti.
Basında Biz 2001