Yeni bir "e": E-Türkiye
Eylül
TBD Dergisi
Olaylar “tamamen duygusal” bir atmosferde gelişiyor; bu yatırımdan para kazanılacak mı, kazanılmayacak mı?
Internet’in bu kadar yaygın olarak kullanılmaya başlanması ile birlikte bir kavram daha eklendi literatüre: “Yeni Ekonomi”. Çok azımız bu kavramı kullanmadan internet’i tanımlar olduk. Ekonominin ‘yeni’si olur mu, olmaz mı? Ekonominin yenisi varsa, toplumun da mı var, eAvrupa+ ‘yeni’ toplum mu hedeflemektedir?
Ekonomide gerçekten çok önemli değişiklikler var, ama bu ‘yeni’ bir ekonomi değil, yalnızca ekonomide yeni bir iş yapma yöntemi, bilineni tamamen değiştiriyor. Özellikle 1997’den 2000 yılı ortalarına kadar süren inanılmaz boyuttaki nete hücum dönemi, ekonomide ‘nelerin değişebileceğini’ ve daha da önemlisi ‘nelerin değişemeyeceğini’ gösterdi bizlere.
Bilgi temelli değişim, ekonomik yaklaşımlarda önemli değişiklikleri başlattıktan sonra, 1990’lı yıllarla birlikte KOBİ’leri ve toplumu daha fazla etkilemeye başladı. Toplumlar birer ‘bilgi toplumu’ haline dönüşmeye başladırlar. Bu dönüşüm çerçevesinde, Haziran 2001’de imzaladığımız eEurope+ girişimi ile, bilgi toplumu yaklaşımımız konusunda Avrupa’yı kendimize örnek aldık.
Ormanda bir Ağaç Olabilmek
“Taşıma suyla değirmen dönmez. Bu uzmanların, anlattığımız şartları uzun zaman önce gerçekleşmiş kendi memleketlerine kıyas ederek yaptıkları ve ancak teferruata aid olmakla kalan tavsiyeler, bir genç kızın zayıflıktan kansızlaşmış dudaklarına boya sürmesine benzememiş midir?” Bu cümleler, Hasan Ali Yücel tarafından 14 Temmuz 1957 tarihinde sarf edilmiştir. (Hürriyet Gene Hürriyet, İkinci Cilt, s.239, TTK Basımevi, 1966)
Dünya artık tek bir pazar. Buna globalleşme diyoruz. Globalleşen yaşam tarzlarımızda, mutlaka yerel değişiklikler ve etkiler söz konusudur ve her girişimin başarısı bu yerelleştirmedeki başarıya doğrudan bağlıdır. Michael Porter, “Uluslararası rekabette başarının temel gereği, ulusal pazarda rekabetin gerçekleşebiliyor olmasıdır” demektedir.
eAvrupa+ ile birlikte önümüze konan 11 ana başlıktaki hedeflere erişimde eğer çok kısa süre içinde kendi yaklaşımımızı belirleyemezsek, diğerlerinin yaptıklarını kopya eden projelere yönelmekten başka çıkar yolumuz kalmayacaktır. Global dünyada ülkemiz etken bir konuma gelmek durumundadır ve bunun için kendi gerçekleri ışığı altında politikalarını belirlemelidir. Belirlenecek olan bu politikaların eTürkiye+ girişimindeki en önemli noktası, hedeflerin ölçülmesi ve koordinasyonun sağlanması olarak öne çıkmaktadır. Çünkü bilgi topluma giden yolun nerelerden geçtiğinin tekrar keşfedilmesi gereksizdir. Bu gereksizlik, projelerin kopyalanmaası umursamazlığına bizleri sürüklememelidir. Bu yolda nasıl ilerleneceğinin tasarlanması ve ne kadar ilerlendiğinin kontrol edilmesi önem taşımaktadır. Başkalarının taktiği ile yarışmak, önceliği rakiplere vermektir.
Artan Rekabet Baskısı
KOBİ’lerin Gümrük Birliği ile birlikte uluslararası pazarda büyük bir etkiyle yer aldığını söylemek olanaklı değildir; bunun nedenini doğrudan Porter’a bağlamak da doğru olmayabilir, daha pek çok neden sayılabilir ama şu bir gerçektir ki, ulusal pazarda rekabet güçleri oluşturulamayan KOBİ’lerin, Avrupa pazarına hazır hale gelmeleri için Avrupai çözümleri mutlaka yerel bilgilerle desteklemek ve bu destekleri uygularken de gerekli koordinasyonu sağlamak gerekmektedir. KOBİ’lerin teknoloji kullanarak neler yapabileceklerini anlatmak, elbette son derece büyük önem taşımaktadır, bilişimciler olarak bu fırsatları KOBİ’lere sunmak ve onları ‘yeni’ ufuklara taşımak bizim görevimizdir.
eTürkiye+ ile belirlenen hedeflere yönelmek ve erişmek için söz verdiğimiz çalışmalar söz konusudur. Bu hedeflerin ne kadarına 2003 yılı sonunda ulaşmamız gerektiği ayrı bir konudur. Ancak 2002 yılının Mart ayında Avrupa Birliği’ne sunulması gereken bir rapor söz konusudur ve bu raporda hedeflere ulaşmak için nasıl bir başlangıç yapıldığı anlatılacaktır.
Nasıl Yapmalı?
Özellikle toplumun her kesimine aktarmamız gereken en önemli noktaları şu başlıklar altında ele almak gerekmektedir:
1. eAvrupa+ ve eTürkiye+ girişimlerindeki ‘e’nin bilgi teknoljilerini ifade ettiği.
Ülke olarak söz verdiğimiz ve toplum olarak hak ettiğimiz eTürkiye+ girişimi çerçevesini bilgi teknolojiler oluşturmaktadır. Bu çerçevenin uygulanmasında, hedefe uygun projeler oluşturulması geekmektedir ve projeler çerçevesinde faaliyetelere en kısa sürede başlanmalıdır.
2. Alınacak kararların tümünde en önemli girdinin bilgi olduğu
Bilgi sınırsız kaynaktan ve belirlenemez boyutlarda üretilmektedir. Geride kalan yüzyıl süresince üretilen bilginin, arta kalan tüm insasnlık tarihi boyunca üretilen toplam bilgiden çok daha fazla olduğu düşünülmektedir. Bu bilginin üretilmesindeki en önemli kavram; üretilecek bilgide, dha önce üretilen bilginin kullanılması gerekliliğidir.
3. Hedeflerin sadece bilgi teknolojileri ile erişilebileceği
Bilgi teknolojileri konususnda herkesin bir fikri vardır. Ancak şu noktanın üzerinde özellikle durulması gerekmektedir: Bilgi teknolojileri, bilginin gerçek anlamda değerlendirilmesi için tek yoldur. Şu nokta da gözden kaçırılmamalıdır: Bilginin değerlendirilmesinde sınır yoktur. Aynı bilgiyi pek çok amaçla ve farklı yöntemlerle değerlendirmek olanaklıdır. İşletmeler arasındaki rekabet avantajını yaratan bu nokta, kurumlar arası verimliliğin de temelinde yatmaktadır.
4. Şu anda kullanılmakta olan ve yapılması kaçınılmaz olan teknoloji yatırımlarında entegrasyonunun ‘olmazsa olmaz’ koşulu olduğu.
Ülke kaynaklarını en etkin şekilde değerlendirmek amacı ile, mevcut sistemleri ve yapılması öngörülen yatırımları, belirli bir koordinasyon çerçevesinde entegre hale getirmek, hem yatırımların etkinliğini artırıcı bir unsur olarak ortaya çıkacaktır, hem de yatırım maliyetlerinde çok önemli vantajlar sağlayacaktır.
5. Bilgi topluma giden yolun, herkesin birlikte çalışmasından ve organize olmasından geçtiği.
Hedeflerimiz aynı olduğu sürece, birlikte çalışmak kaçınılmazdır. Hepimiz aynı gemideyiz ve geminin hedefe doğru ilerlemesini sağlamalıyız.
6. KOBİ’lerin uluslararası rekabete ve değişen koşullara yönelik olarak güçlendirilmesinin, ulusal ekonomimiz için çok önemli olduğu.
Dış pazarlarda gerek duyulan rekabet ortamına yönelik olarak KOBİ’lerin güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda KOBİ’lerin teknolojiden yararlanmaları için başarılı girişimler başlamıştır ve sürdürülmektedir. KOBİ’lerin başarısı, mevcut durumlarının güçlendirilmesi ile başlayacaktır ve bu konuda bilgi teknolojilerinin önemini vurgulamak bizlerin görevidir.
7. Koordinasyon ve denetlemenin, bu hedeflere ulaşmakta büyük önem taşıdığı.
Kurumlar, kuruluşlar ve organizasyonlar arası iletişimin sağlanması, ortak hedeflere yönelmekte ortak çabaların gerçekleştirilmesi ve gerekli ilişkiler zincirinin sağlanması, eTürkiye+ girişiminin başarısının anahtarıdır. Bu anahtar, sadece eAvrupa+ girişimi için kullanılmayacaktır. Bu anahtar, toplumumuzun kullanmayı hak ettiği bir anahtardır.
Farklı Bir Yaklaşım
Henry Ford’un 1900’lerin başında söylediği gibi; “İnsanlar istedikleri renk araba alabilirler, siyah olduğu sürece” devrinin ardından gelen ‘neyin ne olduğunu öğrenme’ süreci, arabaların renklerini değiştirmekle kalmadı, yaşamın akışını da değiştirdi. Bu değişim kapsamında bizlere sunulan eAvrupa+ girişimine yönelik çabalarımız, sadece Avrupa Birliği istediği için değil, Türkiye açısından da büyük önem taşıdığı için değerlendirilmesi ve uygulanması gereken hedefleri içermektedir. Bu hedeflere ulaşmak için gerekli olan projeleri belirlemek ve bunları hayata geçirmek gerekmektedir. Bu projelerimizde, bilgi üretimiminin yanında, kullanımına da büyük önem vermek zorundayız.
Bu kullanım yeni gereksinimleri doğurdukça, buluşların kullanım alanları esnedi, esniyor; internet, ABD’nin Savunma Bakanlığı’ndan çıkıp, buzdolapları ile marketler arasında yumurta siparişine indi. Telefonun kullanılmasının yaygınlaşmayacağını, “iyi, güzel de her yere o kadar direği kim dikecek, kabloyu kim çekecek” şeklinde ifade eden düşünceler gitti ama, “baz istasyonları oraya kurulmasın da şuraya kurulsun” geldi. Toplumu asosyal yaptığını söylediğimiz interneti kullanan çocuklarımızın dünyanın her yerinden arkadaşları var. İnsanları şiddete ittiğini söylediğimiz TV programları hala dünyanın her yerinde yayınlanıyor, ama şiddet oranları düşüyor.
Yarına Olması Gerektiği Şekilde Ulaşmak
Çünkü, beklentilerimizi, ‘tanım’larımızı daha rahat belirleyecek güce sahibiz. Çünkü, neleri istediğimizi ve nelerin olabileceğini daha rahat anlıyoruz. Nedenlerini geniş bir açıdan gördüğümüz her şeyi düne göre daha kolay değerlendirebiliyoruz. Bu perspektifi kazanmamız binlerce yılımızı aldı, ama kazandığımız bu perspektifi değerlendirmek hep iletişimle oluyor ve olacak; dumanla, ıslıkla, atlı postacılarla, telgrafla, telefonla... Bugün de internetle, mobil sistemlerle; yarın belki başka bir yolla...
Teknolojinin zorladığı ve uluslararası anlaşmalar ile belirsizleşen coğrafi sınırlaraın yerini, toplumların ve işletmelerin vizyonları almıştır. Bu vizyon, 50 yıl sonraki konumlandırma için stratejik bir önem taşımaktadır. eTürkiye+ girişimi, bu vizyonu oluşturmak için önemli bir adımdır. İnanıyorum ki, ülke olarak çok önemli ve uzun bir koşu için uluslararası pistlere çıkmış bulunmaktayız.
Basında Biz 2001