Yol Hakkı
Kasım
Sabah Gazetesi
120 Ağustos tarihinde BThaber'de çok önemli bir haber çıktı: İ "Demiryolu üstü fiber". Haberde TCDD'nin Resmi Gazete'de bir jduyuru yaptığından ve bu duyuru da "TCDD'nin ülke genelindeki yaygın 8 bin 761 km'lik demiryolu şebeke ağı üzerinde fiber optik kablo döşeme ve kullanımını bir gelir paylaşımı sistemiyle üçüncü şahıslara yaptırmak ve işletmesini vermek istediği" belirtiliyordu. Hatta haberde Koç, Türk Telekom ve Meteksan gibi şirketlerin ihaleyle ilgilendiğinden hatta Koç'un dört yıldır bu ihaleyi beklediğinden bahsediyordu.
Yurtdışında "Right of Way" (Yol hakkı) diye adlandırılan yasa çerçevesinden, demiryolları, karayolları, doğalgaz boru hattı taşıyıcıları, elektrik dağıtıcıları vb. ülke genelinde belirli yerleşim yerleri arasında kesiksiz toprak hattına sahip olan şirketlerin veya kurumların zaman içinde hakka sahip oldukları bu güzergahları farklı amaçlarla kullandıkları gözlenmiştir. Bu konuda en önemli örnek mevcut hatların yanına fiber kablolar döşeyen telekom kuruluşlarıdır.
Right of Way'i kullanma işi o kadar büyümüştür ki, bazı bölgelerde demiryollarının ilgili hattı çoktan terk etmiş olmasına rağmen mevcut fiber hatlar yüzünden demiryolları kaldıramamaktadır. 31 Aralık 2003 tarihinden sonra "deregüle" olacak telekomünikasyon sektöründe alternatif operatörler için Right of Way'i kullanmak hem pazara erken girmek hem de rekabet avantajı kazanmak açısından çok önemlidir. İşin doğası gereği bu gerçekleşecektir. Ancak; " Mevcut yasada ilgili tarihe kadar altyapı tekelinin TTnin elinde olduğu yazılmasına rağmen, TCDD işin aslını anons ederek bu işe nasıl başlayabilir? Eğer başlayabilirse o zaman buradan bütün belediye başkanlarına sesleniyoruz: "Su boruları ve kanalizasyonlar ne güne duruyor. Sizde çok para olan (!) bu işe soyunun. Döşeyin fiber ve bakırları. Sizin de yol hakkınız var hem de evlerin içine kadar."
" Olay her yerde haber oldu, TCDD yetkilileri bütün ilgilenenlerle görüştü ancak Telekomünikasyon Kurumu'ndan bu konuda hiçbir açıklama gelmedi.
" Zaten tekel ve yerleşik operatör konumunda olan TT nasıl olur da alternatif operatörler için açılan bu yolu kullanmak ister? Bu rekabet açısından ne kadar doğru olacaktır.
" Gelir ortaklığı modeli yöntemi ile çalışacak olan sistem sonucunda TCDD'de bir telekom operatörü olamayacak mı? DPT yetkililerinin bu konuda bir yorumu şu ana kadar gelmedi. Bizce çok önemli bir dönem başlıyor ya "yaptım oldu" devri devam edecek veya gerekli merciiler yasaklarla değil ancak yönetmeliklerle sektörün önünü hızlıca açacaklar. Aksi takdirde olayların bir kaos yaratması kaçınılmaz.
Basında Biz 2001